Yeterince iyi değerlendiremiyoruz 

0
59

Batı yaptırımları sonrası, Rusya pazarından ayrılan Batılı markaların yerini Türk markaları alacak diye bir heyecan rüzgarı esti ama devamı gelmedi…

Türkiye ile Rusya arasında artan bir ticaret hacmi var ama hacmin artışı öyle övünülecek bir seviyede değil. Artan enerji maliyetleri  (ikili ticarette eskiden beri bu Rusya’nın lehine kapatılmayacak bir makas aralığında) bu rakamın önemli ölçüde yukarı çıkmasında etken oldu. 

Ne kapatılan mağazaların yerine geçen Türk markaları ne de kapatılan üreticilerin yerine geçen Türk sanayicisi duymadım ve görmedim.  Burada yıllardır  faaliyette bulunan kurumsal şirketlerimizden bazıları bir iki münferit kendi iş kolları ile ilgili genişlemeye gitti ama sözünü ettiğimiz esen rüzgarın fırtınaya dönüşmesi olmadı.

Hayal edilen ve konuşulanlar; Türk mağaza zincirlerinin Rusya’daki AVM’lerde boy göstermesi, ayrılan Batılı üreticilerin fabrikalarını Türk üreticilerin alması, Batı’ya bağlı yarı mamul alan Rus üreticilerin yaptırımları aşmak için üretimlerini Türkiye’ye kaydırması ve orada fabrikalar açması, Rus yaptırımlarından etkilenen, enerji sorunu yaşayan ve Rus pazarı dahil dünyaya mal tedarik eden Batılı firmaların yine Türkiye’ye fabrikalarını taşıması…

Gerçekleşen; Antalya’dan ve diğer deniz kıyısı olan şehirlerden kendisine ev alan Ruslar, yaptırımlı bazı Batı ürünlerinin Türkiye üzerinden Rusya’ya sokulması…

Benim gördüğüm; Bir tren daha gözlerimizin önünde istasyondan kalkıyor ve biz biletini almış zamanında kompartımanındaki koltuğuna oturmuş bir yolcu değil, harekete geçmiş treni kaçırmamak için koşarak trenin kapı koluna tutunup trene atlamaya çalışan bir yolcu gibiyiz.

Moskova’da Türk sokağı

Moskova’da yaşayanlar hatırlarlar; Vizesiz rejimin uygulandığı yıllarda Moskova’nın araç trafiğine kapalı sokaklarından olan Eski Arbat caddesinde adım başı Türkçe konuşan bir iki kişi görürdünüz. Hatta sokak boyunca hediyelik eşya satan dükkanların Türkçe bilen hanutçuları bile vardı. Sokak o derece yoğun bir Türk nüfusuna sahipti. Küçük bir Türk bakkal bile açılmıştı… Sokak, aradan geçen süre zarfında ve yaşananlar ile bu yapısını kaybetmişti ki caddede ardı ardına açılan Türk restoranları durumu yine değiştirdi. Sokağın hangi ucundan girerseniz girin sağlı sollu fark etmez en fazla yüz metre gittikten sonra illaki bir Türk restoranı ile karşılaşırsınız. Sokak ile ilgili Ruslar zaten kendi aralarında Türk caddesi anlamına gelen “Turetskaya ulitsa” demeye başladılar bile. 

Rus Türk İşadamları Birliği (RTİB) son dönemlerde Türk toplumu ve Rus toplumunu kaynaştırmak için güzel etkinlikler düzenliyor görüyorum. Ben onların yerinde olsam hiç zaman kaybetmeden hemen önümüzdeki yaz aylarında, bu sokakta da bazı ülkelerde olduğu gibi “Türk Günü Yürüyüşü” düzenlerim. 

Emin olun Türkiye’yi dost ülke olarak gören ve son zamanlarda Rusya Devlet Başkanı’nın da hemen hemen her konuşmasında adı mutlaka öyle yada böyle geçen Türkiye adına yapılacak böyle bir etkinlik Rusların da çok hoşuna gidecektir.