Rusya’da 2026 yılının ilk çeyreğinde vatandaşların iflas sayısındaki artış hızı yavaşlarken, mahkeme ve çok işlevli merkezler üzerinden yürütülen süreçlerde toplam 153,9 bin kişi iflas prosedürüne dahil oldu.
Rusya’da vatandaşların iflas sayısındaki artış hızı, 2026 yılının ilk çeyreğinde yavaşladı. Bu durum, “Gerçek Kişilerin İflası. Yeni Gerçekler” konferansında sunulan “Fedresurs” (Birleşik Federal İflas Bilgileri Sicili, fedresurs.ru) verilerine yansıdı.

Ocak-mart döneminde 137 bin 466 vatandaş ve bireysel girişimci mahkeme yoluyla iflas statüsü aldı. Bu rakam, 2025 yılının ilk çeyreğine göre 120 bin 937’den yüzde 13,7 daha fazla oldu. Bir yıl önce aynı dönemde 2024 verilerine göre artış yüzde 34,7 seviyesindeydi. Bununla birlikte, toplam iflas davaları içindeki payı nispeten düşük olan bireysel girişimcilerin payı yüzde 5,9 olurken, bu gruptaki iflas sayısındaki artış hızı ortalamanın üzerinde gerçekleşerek 2025 yılının ilk çeyreğine kıyasla yüzde 29 oldu.
Çok işlevli merkezler (MFTs) üzerinden yürütülen vatandaş iflaslarına ilişkin dava sayısındaki artış hızı da yavaşlıyor. 2026 yılının ilk üç ayında bu tür 16 bin 411 dava açıldı. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 daha fazla oldu. Bir yıl önce aynı aylarda bu tür iflasların sayısı, 2024 yılının ilk çeyreğine kıyasla yüzde 23,6 artmıştı.
Gözlenen bir diğer eğilim ise borç yapılandırma prosedürlerinin popülerliğinin artması oldu. İlk çeyrekte mahkemeler 1149 yapılandırma planını onayladı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemindeki 477 plana göre 2,4 kat daha fazla oldu. Bu prosedürlerin toplam içindeki payı, bir yıl önceki yüzde 0,4 seviyesinden yüzde 0,8’e yükseldi. Sulh anlaşmalarının sayısı çok daha düşük olmakla birlikte, bu sayı da aynı dönemlerde 152’den 158’e çıkarak bir miktar arttı.
İflas prosedüründen ağırlıklı olarak 25-54 yaş aralığındaki borçlular yararlanıyor. Bu grubun payı, 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 77, 2025 yılının aynı döneminde ise yüzde 75 oldu. Emeklilerin payı yüzde 17’den yüzde 14’e gerilerken, gençlerin yani 25 yaş altındakilerin payı yüzde 8’den yüzde 9’a yükseldi.
Borç yapılandırma planlarında artış
İflas prosedürünün uygulandığı tüm dönem boyunca 2 milyon 221 bin 82 vatandaş bu süreçten geçti. Bunların 7 bin 506’sı, yani yüzde 0,3’ü iki veya daha fazla kez iflas prosedüründen yararlandı. Kanun, bir kişinin ilk prosedürün tamamlanmasından beş yıl sonra süreci kendisinin yeniden başlatmasına izin veriyor. Alacaklılar ise bu süre dolmadan da mahkemeye başvurabiliyor.
Vatandaşların iflas davalarına 13 bin 608 iflas idarecisi eşlik etti. Prosedürlerin yüzde 90’ını ise bunlardan 2 bin 877’si yürüttü.
Eylül 2024 ile Mart 2026 arasında toplanan alacaklı taleplerinin yapısına ilişkin bilgilere göre, borçlulara yönelik taleplerin yüzde 55’i bankalar, yüzde 20’si tahsilat şirketleri, yüzde 19’u Federal Vergi Servisi (FNS), yüzde 3’ü şirketler ve yüzde 4’ü diğer alacaklılar tarafından yöneltiliyor.
Prosedürlerin sonuçları
Çoğu durumda vatandaş, ödenmemiş borçlarından kurtuluyor ancak bu her zaman gerçekleşmiyor. Bu yılın ilk çeyreğinde mahkemeler 2 bin 218 iflas eden kişinin borçlarının silinmesini reddetti. Bu oran davaların yüzde 2’sine karşılık geldi. Bu tür vakaların sayısı, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla 2,6 kat arttı.
Kanuna göre, ödenmemiş yükümlülüklerin silinmesinin reddedilmesi, özellikle vatandaşın iflas sırasında hukuka aykırı eylemler nedeniyle sorumlu tutulması ya da gerekli bilgileri sunmaması veya idareciye ya da mahkemeye bilerek gerçeğe aykırı bilgiler vermesi durumunda mümkün oluyor. Ayrıca iflas kapsamında nafaka borçları ile yaşama veya sağlığa verilen zararın tazminine ilişkin yükümlülükler silinmiyor.
İstatistiklere göre, ocak-mart döneminde tamamlanan borç yapılandırma ve mal varlığının satışı prosedürleri yaklaşık bir buçuk yıl, yani 560 gün sürdü. Bu süre, bir yıl önce tamamlanan prosedürlere göre yüzde 10,7 daha fazla oldu.
Prosedür sonucunda alacaklıların hiçbir şey alamadığı vakaların payı aynı dönemlerde yüzde 72’den yüzde 74’e yükseldi. Alacaklılarla hesaplaşmaya uygun varlık olmadan prosedüre giren borçluların payı ise yüzde 94 seviyesinde kaldı. Alacaklı taleplerinin karşılanma oranı da yüzde 6,8’den yüzde 6,1’e gerileyerek bir miktar düştü.






