Rusya Federal İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, BDT ülkelerindeki şirketlerin Rus şirketlerine doğrudan sözleşmeler kapsamındaki borcu Haziran 2026’da rekor seviyeye çıktı. Borçlardaki artışta ödeme işlemlerindeki zorluklar ile Çinli ve Türk tedarikçilerle rekabet nedeniyle alıcılara daha uzun ödeme vadeleri tanınması etkili oluyor.
Rus şirketleri, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerindeki şirketlerin artan borçlarıyla karşı karşıya kaldı. Rosstat verilerine göre, Haziran 2026’da yükümlülüklerin hacmi 967 milyar rubleye ulaştı. Bu, bir yıl öncesine göre yüzde 40 daha fazla. Borçların büyük bölümü Kazakistan, Belarus ve Özbekistan’daki işletmelere ait. Rus şirketleri, ödeme işlemlerindeki zorluklar nedeniyle yaptıkları teslimatların bedelini daha uzun süre beklemek zorunda kalmaya başladı. Çinli ve Türk tedarikçilerle rekabet koşullarında alıcılara ayrıca ödeme ertelemesi de tanımak gerekiyor. Tüm bunlar Rus işletmeleri üzerindeki yükü artırırken ülkedeki yatırım faaliyetlerini azaltıyor. Rus şirketlerinin kendi işletme sermayelerini kullanarak BDT ülkelerindeki ortaklarını bu şekilde finanse etmesinin ne kadar ağır bir yük oluşturduğu, İzvestiya’nın haberinde ele alındı.

Rus şirketleri, dost ülkelerdeki ortaklarıyla ticaretini artırıyor. Bununla birlikte BDT ülkelerindeki kuruluşların Rus şirketlerine doğrudan sözleşmeler kapsamındaki borcu haziranda 967 milyar rubleyle rekor seviyeye ulaştı. Bu bilgi, Rosstat’ın her ay yayımladığı ve İzvestiya’nın incelediği en güncel “Rusya’nın Sosyoekonomik Durumu” raporunda yer aldı. Gösterge son bir yılda yüzde 40’tan fazla arttı. Vadesi geçmiş borçlar ise bu tutarın yüzde 4,5’ine, yani 43 milyar rublenin biraz üzerine ulaşıyor.
Başlıca borçlular arasında Kazakistan’daki işletmeler 401,3 milyar ruble, Belarus’takiler 327,3 milyar ruble ve Özbekistan’dakiler 81,7 milyar rubleyle yer alıyor. Ermenistan’daki şirketlerin borcu 65 milyar ruble, Kırgızistan’dakilerin ise 52,3 milyar ruble oldu.
Borcu bulunan kuruluşlar arasında dost olmayan ülkelerdeki şirketler de bulunuyor. Örneğin Ukrayna’daki şirketlerin borcu 3,5 milyar ruble seviyesinde. “Mihaylov ve Partnerleri” Şirketler Grubu GR Direktörü ve “Novaya Formatsiya” KOBİ Uzman Konseyi üyesi Aleksey Hijnyak, burada tahsilatı engellenmiş eski sözleşmelerin söz konusu olduğunu belirtti. Hijnyak, borçların silinebilmesi için belgelere dayalı gerekçeler gerektiğini, bu nedenle söz konusu tutarların ticari faaliyeti yansıtmamasına rağmen yıllarca şirket bilançolarında kaldığını açıkladı.
Öte yandan Rus kuruluşlarının da BDT ülkelerindeki şirketlere borçları bulunuyor. Rosstat verilerine göre bu gösterge de son bir yılda arttı, ancak artış çok daha sınırlı kalarak yüzde 25 oldu. Ayrıca bu borçların toplam hacmi de yaklaşık 506 milyar rubleyle diğer tutarın yarısı seviyesinde.
Freedom Global Başanalisti Natalya Milçakova, Rusya’nın şu anda ortak ülkelerle ticaretini genişlettiğini ve daha önce Avrupa ile diğer Batılı ülkelere yönelen ihracat ürünlerini Küresel Güney ülkeleri ile yakın çevre ülkelerine yönlendirdiğini belirtti. Örneğin Rusya’nın Belarus ile ticaret hacmi yılın ilk yarısında yüzde 12,5 artarak yaklaşık 28,5 milyar dolara, Özbekistan ile yüzde 15,7 artarak 7 milyar dolara, Kazakistan ile ise yüzde 7 artarak 13,2 milyar dolara çıktı. Rikom-Trust yatırım şirketinin Analiz Bölümü Başkanı Oleg Abelev, ülkelerin ağırlıklı olarak yakıt ve enerji kompleksi (TEK), gıda sanayisi, gübre ile demir ve demir dışı metalürji alanlarında ticaret yaptığını belirtti.
Ödeme sorunları ve rekabet vadeleri uzatıyor
Insek Şirketler Grubu Kurucusu ve Delovaya Rossiya Genel Konseyi üyesi Aleksey Begayev, ABD’nin yaptırımları sıkılaştırmasının ardından BDT ülkelerindeki bankaların ek kontroller uygulamaya başladığını ve bu nedenle işlemlerin daha uzun sürdüğünü anlattı. Begayev, şirketler arasındaki doğrudan işlemlere yönelik kısıtlamalar nedeniyle ödeme güzergâhlarının sayısının arttığını ve bu nedenle malların birkaç ay boyunca ödenmeden kalabildiğini de ekledi.
Oleg Abelev, bir diğer faktörün Çin ve Türkiye ile rekabet olduğunu belirtti. Rus tedarikçiler, bu ülkelerdeki şirketlerin baskısıyla karşı karşıya bulunuyor. Söz konusu şirketler ürünleri daha düşük fiyatlarla ve daha esnek koşullarda sunuyor. Türk üreticiler ayrıca Hazar ve Kafkasya üzerinden geçen lojistik güzergâhlarını da aktif biçimde kullanıyor. Abelev, Rus şirketlerinin konumlarını koruyabilmek için daha uzun ödeme vadeleri tanımak zorunda kaldığını, aksi takdirde alıcıların rakiplere yönelebileceğini belirtti.
Abelev, Rus şirketlerinin uygun ödeme koşulları sağlayamaması durumunda BDT ülkelerindeki alıcıların alternatif tedarikçiler arayacağını belirtti. Uzman, bunun uzun vadede Rus şirketlerinin en rekabetçi segmentlerdeki konumlarını kademeli olarak kaybetmesine yol açabileceğini ifade etti.
Aleksey Hijnyak ise kurdaki yeniden değerlemenin borçlardaki rekor artışı açıklamadığını, aksine bu artışı gizlediğini vurguladı. Rusya Merkez Bankası verilerine göre doların ortalama değeri Haziran 2025’te 78,72 ruble, Haziran 2026’da ise 73,54 rubleydi. Ruble bir yılda yaklaşık yüzde 6,5 değer kazandığı için borçlardaki artışın döviz cinsinden yüzde 40 değil, yüzde 50’ye yakın olduğunu belirten Hijnyak, bu nedenle rekor artışın ruble kurundaki değişime bağlanamayacağını söyledi.
İhracatçılar ve İthalatçılar Derneği Başkanı Artur Leer, Rus şirketlerine yönelik artan yükümlülüklerin şimdilik kritik riskler oluşturmadığını belirtti. Leer’e göre bunun nedenlerinden biri, ortak ülkelerde ileride borçların ödenmesine imkân sağlayacak iç ekonomik büyümenin kaydediliyor olması.
Bununla birlikte Rus şirketleri hâlihazırda zor koşullarla karşı karşıya. Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’de faizi yıllık yüzde 14 seviyesinde tuttu. Bu seviye şirketler açısından hâlâ yüksek. Rusya Ticaret ve Sanayi Odası (TPP) Başkanı Sergey Katırin, Doğu Ekonomi Forumu’nda (VEF) İzvestiya’ya verdiği röportajda, şirketler açısından uzlaşılabilir seviyenin yüzde 10-12 olduğunu belirtmişti.
Ayrıca 2026’dan itibaren şirketlerin vergi yükü de değişti ve temel katma değer vergisi (NDS) oranı yüzde 22’ye yükseltildi. Basitleştirilmiş vergilendirme sistemini kullanan küçük işletmelerin bu vergiden muaf tutulması için geçerli gelir eşiği de düşürüldü. Bunun sonucunda vergiyi ödeyenlerin sayısı arttı. Uzmanlar, bu koşullarda yabancı kuruluşların fiilen kredilendirilmesinin Rus işletmeleri için ağır bir yük hâline geldiğine dikkat çekti. Bu nedenle ülke içindeki ticari faaliyetler de geriliyor. 2026’nın ilk yarısında sabit sermaye yatırımları yüzde 9,9 düştü.
Oleg Abelev, buna rağmen borçlardaki artışın BDT ülkeleriyle ticaretin aktif biçimde sürdüğünü ve bu ticaretin Rus ekonomisi açısından önemli olduğunu gösterdiğini belirtti. Abelev’e göre Kazakistan veya Özbekistan’daki büyük bir alıcının dahi kaybedilmesi kritik sonuçlar doğurabilir.
Ingo Bank Analiz Direktörü Vasiliy Kutyin, Rus şirketleri açısından temel görevin yalnızca ihracat hacmini korumak değil, BDT ülkelerindeki müşterilerle çalışmanın kârlı kalmasını sağlayacak ödeme ve finansman koşullarını oluşturmak olduğunu belirtti.
Kutyin, bununla birlikte özellikle alıcı şirketlerin finansman veya dövizle ödeme konusunda sorun yaşaması hâlinde problemli borçlara ilişkin riskin sürdüğünü ifade etti. Bu nedenle Rus ihracatçıların karşı tarafların ödeme gücünü daha dikkatli değerlendirmek ve ödeme ertelemelerine sınır koymak zorunda kaldığını belirtti.






