Rusya için Türkiye kilit ülke oldu

0
883

Rusya’da iş yapmak adeta bir sınav gibi. Hem de geçmesi sırat köprüsü kadar zor bir sınav. 

Sınavdan geçenler için haddinden fazla cömert, sınavda kalanlar için haddinden fazla cimri bir tutumu var. 

Rusya pazarı yeri kolay kolay doldurulabilecek bir pazarı değil. Buradaki gelirlerin rakamsal karşılığı öyle kolay kolay kimsenin elinin tersi ile itebileceği rakamlar değil. Ortaya çıkan yeni durum ile ilgili olarak Batılı birçok firmanın Rusya’dan çıkmasını sağlayan motivasyonun onları, çok fazla dışarda tutabileceğine şahsen ben inanmıyorum. 

Yaptırımların ne kadarı haklı ne kadarı haksız tartışmasına girme niyetim yok. Ama öyle yaptırımlar uygulanıyor ki, yapanlar veya yaptıranların Rusya’yı tanımadıkları aşikâr. Rusya öyle bir ülke ki şartlara en kolay uyum sağlayabilen bir insan ırkına sahip. Ekonomi ile yokluk ile terbiye edilebilecek bir millet değil. 

Yaptırımların etkisi olamayacak demiyorum, belki çok da yıkıcı olacaktır ama bu etkinin Rusları etkilemeyeceğini söylemeye çalışıyorum. Ruslar için bir şey varsa vardır, yoksa da yoktur. Bu kadar net. 

Ancak gidenlerin kaybettikleri büyük ve geri döndüklerinde bıraktıkları gibi bir Rusya ile karşılaşmayacakları kesin. Zaten Rusya’da bunu “Aynadan yansıma” olarak çok net ifade ediyor. Dış politikasında Rusya yönetimi de günlük yaşamında Rus halkı da bu prensibi uyguluyor. Neyi gösterirsen onu görürsün. 20 yıllık Rusya tecrübem bunu defalarca görmeme yetti. 

Ticaret su gibidir, akar ve yolunu bulur. Dünya tarihindeki en zor koşullarda bile ticaret durmamıştır. 

İşte bu suyun yolu şimdi bir kez daha Türkiye’ye doğru rotasını çizmek üzere. Rus iş insanları harıl harıl Türkiye ile iş yapmak için arayışa girmiş durumdalar. Sovyetler Birliği ilk dağıldığı yıllarda bize doğru aktığında yaptığımız hatalar, bizim ürettiklerimiz ile markalaşan üçüncü ülkelerin bizden daha fazla kazanarak pazarda yer almasını sağlamıştı. 

Rusya’dan çıkan birçok firmanın muadili ürünü hatta birçoğunun ürününü biz ülke olarak zaten üretiyoruz. Bunları çıkanların yerine pazara kolaylıkla sokabilecek bir ortam oluştu. Strateji belirlemeden bu işe kesinlikle girişilmemesi gerekir. Herkes kendi başına buna kalkarsa daha önceki hataya düşmüş oluruz. Devlet desteği ve yönlendirmesi ile planlı bir strateji ile hareket edilmeli.

Ortaya konan 100 milyar dolarlık ticaret hacmi şimdi yakalanmazsa bir daha asla yakalanmaz. Bu kadar net yazıyorum. Ayrıca yılardır Rusya’nın lehine olan ticaret hacmini de dengeye oturtmak için fırsat çıkmış durumda. Şartlar o kadar uygun ki bu treni kaçırırsak çok yazık olur.

Düşünün ruble ve TL ticaretini yıllarca önce uygulamaya almamıza rağmen “Swap sorunu var” diye efektif kullanamadık. 

Düşünün bir defa; Rusya’da bir tekstil mağaza zincirinin sahibi gelip Türkiye’den ruble ile malını alsa ve burada zaten ruble ile satacağı için avantajı ne olur? Ticarette önemli bir dengedir “aldığın para birimi ile malı satma” işi… O zaman daha çok mal almaz mı? Başka yerden dövizle almaktansa seni tercih eder. Türkiye’de de böyle bir ruble havuzu oluşsa ve ihracatçımız da Merkez Bankası’nda bunu kolayca çevirse. Toplanan havuzdaki para ile de Rusya’dan aldığı enerji ödemesinin topladığı ruble kadar karşılığını ödese sonuç ne kadar güzel olur. Döviz çıktı enerji fiyatı arttı derdine de çözüm olmaz mı?

Bu dediğim hayata geçirilsin inanın 100 milyar dolar ticaret hedefi çok daha hızlı yakalanır. Hem de alan memnun satan memnun ve karşılıklı fayda dengesinde.