Rusya’da Anayasa Mahkemesi, mirasçısız konutlarla ilgili uyuşmazlıklarda önemli bir yaklaşım değişikliğine gitti. Karara göre, ölen malikin dairesinde uzun yıllar yaşayan, faturaları ödeyen ve konutun bakımını üstlenen kişiler mahkeme yoluyla mülkiyet hakkı talep edebilecek.
Bir kişi, ölen mülk sahibine ait dairede 15 yıldan uzun süre yaşadıysa, faturaları ödedi ve tadilat yaptıysa konut üzerinde hak talep edebilir.

Rusya Anayasa Mahkemesi, mal sahibinin ölümünden sonra devlete geçen daireler olan mirasçısız mallara ilişkin uyuşmazlıklarda yaklaşımı değiştiren bir karar aldı. Gosduma Mülkiyet Komitesi Başkanı Sergey Gavrilov, Rossiyskaya Gazeta’ya yaptığı açıklamada, artık bu tür konutların bakımını yıllarca üstlenen vatandaşların bunları mülkiyetlerine geçirme imkânına sahip olduğunu belirtti.
Anayasa Mahkemesi, Medeni Kanun’un kazandırıcı zamanaşımına ilişkin hükmünün anayasaya uygunluğunu inceledi ve sonuçta mirasçısız konutların vatandaşlara geçebilmesi ihtimaline izin verdi. Gavrilov’a göre kararın özü, devlet veya belediye mülkiyetine ilişkin kaydın, kişinin fiilen yaşadığı daire üzerindeki hakkını artık otomatik olarak ortadan kaldırmaması gerektiği anlamına geliyor.
Milletvekili, “Mahkeme, kişinin daire üzerindeki fiili kullanım geçmişini dikkate almak zorunda” açıklamsını yaptı.
Söz konusu durumlar, ölen mülk sahibinin aile üyesinin, önceki sahibin rızasıyla dairede yaşamayı sürdürdüğü, daireyi açıkça kullandığı, kamu hizmetleri giderlerini ödediği, tadilat yaptığı ve sorumlu bir malik gibi davrandığı hâlleri kapsıyor. Bu tür iyi niyetli ve kesintisiz zilyetlik 15 yıl veya daha uzun sürerse vatandaş, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet hakkının tanınmasını mahkemeden talep edebilir.
Gavrilov, mahkeme açısından daireye uzun süre ve açık biçimde kendi malı gibi davranıldığını gösteren her türlü delilin önemli olacağını vurguladı. Örneğin ödeme makbuzları, ikamet bilgileri, tadilatın doğrulanması, komşu ifadeleri ve kamu makamlarıyla yazışmalar delil sayılabilecek. Aynı zamanda mahkeme, kişinin konutu kullandığı gerçeğini gizleyip gizlemediğini, yetkililerden itiraz gelip gelmediğini ve belediye ya da bölge yönetiminin dairenin bakımına katılıp katılmadığını da araştıracak.
Gavrilov, “Karar, başkasına ait bir daireyi mülkiyete geçirmenin otomatik bir yolunu oluşturmuyor; benzer davaların değerlendirilmesinde farklı bir yaklaşımı güvence altına alıyor. Mahkeme, tüm koşulları ele almalı ve vatandaşın konuta gerçekten en az 15 yıl boyunca kendi mülkü gibi sahip olup olmadığını, iyi niyetli, açık ve kesintisiz hareket edip etmediğini, başka kişilerin haklarını ihlal edip etmediğini ve dairenin bakım yükünü fiilen üstlenip üstlenmediğini tespit etmelidir” değerlendirmesinde bulundu.






