Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu 2026 kapsamında yaptığı açıklamalarda Ukrayna’daki durum, müzakerelerin geleceği, Rusya ekonomisi ve Moskova’nın dış politika önceliklerine ilişkin mesajlar verdi.
Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu 2026 kapsamında dünya haber ajanslarının yöneticileriyle yaptığı görüşmede, Ukrayna’daki askeri durum ve müzakerelerin geleceğinden ekonomik büyümeye, Çin, Hindistan ve Avrupa ile ilişkilere kadar geniş bir konu yelpazesine değindi.

Putin, Rusya’nın “Doğu’ya yönelme” özel askeri operasyonun başlamasından sonra değil, 2001’de başladığını söyledi. Putin, “Çin hızlı ve aktif şekilde gelişiyor. Dünya ekonomisinde, dünya siyasetinde ve genel olarak uluslararası ilişkilerde giderek daha büyük bir yer kaplıyor.” dedi.
Putin, Çin ile askeri ve askeri-teknik işbirliğinin sürdüğünü, bunun geleneksel nitelik taşıdığını ve siyasi gelişmelerle bağlantılı olmadığını belirtti. Rusya ve Çin’in doğal müttefikler olduğunu ifade eden Putin, Ukrayna’daki gelişmelerin iki ülke arasındaki ilişkileri etkilemediğini kaydetti.

Putin, ABD’nin Moskova ile işbirliği konularında Yeni Delhi’ye baskı yapmaya çalışmasına rağmen Rusya’nın Hindistan ile ABD arasındaki ilişkilerin gelişmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi. Putin, Başbakan Narendra Modi’ye baskı yapmanın faydasız olduğunu belirtti. Hindistan ile ilişkileri özel ayrıcalıklı stratejik ortaklık olarak nitelendirdi.
Barışçıl nükleer enerji alanında yeni ortak projelerin beklendiği bildirildi. Kudankulam Nükleer Güç Santrali’nin inşasının sürdüğünü belirtti. Putin, “Çok sayıda ortak çalışmamız var. Burada sadece enerji alanındaki, nükleer enerji dahil planlarımız söz konusu değil. Kudankulam inşa ediliyor, çalışıyor. Yeni sahalar bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Putin, Rusya’nın Donbas’ı kontrol altına alması ile Kiev’le yapılacak anlaşmanın birbiriyle çelişmediğini, Rus birliklerinin tüm temas hattı boyunca ilerlediğini söyledi. Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinde personel açısından felaket düzeyinde eksiklik bulunduğunu, sayılarının 100 bin kişi azaldığını belirtti. Kiev’in aylık kayıplarının yaklaşık 40 bin kişi olduğunu, zorunlu seferberliğin ise ayda yalnızca 15 bin kişi sağladığını, hastanelerden de 14 bin kişinin geri döndüğünü ifade etti.

Putin, Rusya’nın son dönemde 2 bin 440 kilometrekarelik alanı özgürleştirdiğini söyledi. Lugansk Halk Cumhuriyeti’nin tamamen, Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin yüzde 85’ten fazlasının, Zaporijya Bölgesi’nin ise yüzde 80’inin kontrol altına alındığını belirtti. Devlet Başkanı, “Rus halkının vatanseverliği ve iradesi, özel askeri operasyonun tüm hedeflerine ulaşmanın başlıca koşullarıdır.” diye vurguladı.
Putin, “Oreşnik” kompleksiyle yapılan son saldırının deneme amaçlı olduğunu söyledi. Putin, “Blokların nasıl düştüğünü görmek için Ukrayna’daki bir ‘barakaya’ ‘Oreşnik’ ile saldırdık, bu silahın gelecekteki kullanımı için gerekli.” açıklamasında bulundu. “Oreşnik”in hedeflere yönelik fiilen tek bir savaş kullanımının olmadığı, söz konusu yerlerin Kiev Bölgesi’ndeki Bila Tserkva ile ana tahkimat bölgesi sınırları içindeki Donetsk Halk Cumhuriyeti bölgeleri olduğu belirtildi. Devlet Başkanı, gelecekte kompleksin hedeflere, şehir yerleşim alanı dahil olmak üzere tam formatlı kullanımına ilişkin kararlar alınabileceğini dışlamadı.

Putin, Rusya’nın Ukrayna çözümü konusunda Anchorage zirvesinde üzerinde mutabık kalınan tavizlere hazır olduğunu söyledi. Kiev’in bunları bildiğini ancak kabul etmeye hazır olmadığını belirtti. Putin, “Anchorage öncesinde Rusya’ya, bir dizi tavize gidip gitmeyeceği soruldu. Ben bu mutabakatların ve tavizlerin nelerden ibaret olduğunu açıkladım. Bunların Ukrayna tarafınca kabul edilmesi önemli. Ben Ukrayna’nın buna hazır olmadığını düşünüyorum.” dedi.
Putin’e göre Kiev’deki yönetici çevreler barışla ilgilenmiyor, çünkü bu durumda ülkedeki iktidar mücadelesi köklü biçimde şiddetlenecek. Buna karşın Moskova’nın barışçıl yollarla anlaşmaya hazır olduğunu ve bunu istediğini belirtti.
Putin, Vladimir Zelenskiy’in meşruiyeti konusunu hukukçulara yöneltti ve yetkilerinin iki yıl önce sona erdiğini, Ukrayna Anayasası’nın ise yalnızca iki döneme izin verdiğini hatırlattı. Devlet Başkanı, “Eğer bir gün barış anlaşmasının imzalanmasına gelirsek, istek varsa ilgili belgeleri imzalaması gereken kişileri buluruz.” dedi ve tarihi belgelerin meşru kişilerle imzalanması gerektiğini ekledi.
Putin, Ukrayna konusunda müzakerelere başlamak için çatışmaların durdurulmasının gerekli olmadığını söyledi. Uluslararası haber ajanslarının yöneticileriyle yaptığı görüşmede Putin, “Müzakerelerimiz oldu ve çatışmalar durmadı. Savaşı bütünüyle durdurmak daha iyidir.” dedi.
Putin, Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Putin’in “dostu” değil, en iyi Alman devlet adamlarından biri olduğunu söyledi. Devlet Başkanı, “Onun kendi tutumu ve bunu savunacak cesareti var. Avrupa’da şu anda bu niteliklere sahip siyasetçi az.” dedi. Putin’e göre Avrupa Birliği, arabuluculuğun tarafsızlığı gerektirmesi nedeniyle Ukrayna müzakerelerinde arabulucu olamaz.
Putin, Avrupa’dan müzakereci adaylığının Dışişleri Bakanlığı veya istihbarat servisleri kanalıyla görüşülebileceğini, ancak bunların güvenilebilecek kişiler olması gerektiğini söyledi. Rusya’nın “bir yılı aşkın süredir Rusya Federasyonu’na stratejik yenilgi tattırılması gerektiğini söyleyenlere” güvenemeyeceğini belirtti.
Putin, Almanya’nın Brüksel ve Washington’dan talimat olduğu için Kuzey Akım üzerinden gaz ithalatını yeniden başlatmadığını söyledi. Rusya’nın kalan hat üzerinden yılda 25-28 milyar metreküp gaz tedarik edebileceğini, Gazprom’un “yarın bile” sevkiyata başlamaya hazır olduğunu belirtti. Putin, “Bu, Almanya Federal Cumhuriyeti’nin egemenliği meselesidir.” diye vurguladı.
Putin, Rusya’nın Ermenistan hangi yolu seçerse seçsin bu ülkeyle normal ilişkileri koruyacağını söyledi. Başbakan Nikol Paşinyan’ın arkasındaki siyasi güçlerin uzun süredir Batı standartlarına yönelimden açıkça söz ettiğini belirtti. Moskova’nın tek talebinin, Avrupa Birliği konusunda referandumun mümkün olduğunca kısa sürede yapılması olduğunu ifade etti.
Putin’e göre Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya ile stratejik etkileşim anlaşmasının somut içerikle doldurulması için büyük çaba harcıyor.
Putin, Rusya ekonomisinin son üç yılda yaklaşık yüzde 10, Avrupa Birliği ekonomisinin ise yaklaşık yüzde 3 büyüdüğünü söyledi ve daha önce Rus ekonomisinin “paramparça olacağı” yönündeki tahminleri hatırlattı.
Bununla birlikte Putin, enflasyonla ilgili konuların güncelliğini koruduğunu kabul etti ve Rusya Merkez Bankası ile mali makamların politika faizinin artırılması dahil sert kararlar aldığını belirtti. Devlet Başkanı, “Bu tedbirler sonuç veriyor.” diye vurguladı.
Reuters’ın 2036’ya kadar iktidarda kalmaya sağlığının yetip yetmeyeceği sorusuna Putin, “Yarına, öbür güne kadar yaşamak, koyduğumuz hedeflere ulaşmak için sağlığımızın yetip yetmeyeceğini yalnızca Tanrı bilir.” yanıtını verdi.
Putin, 2030’da olası adaylığını tartışmak için erken bir konu olarak nitelendirdi ve anayasanın aday olmaya izin verdiğini, ancak “bunu konuşmak için çok erken” olduğunu ekledi.






