Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko, Ukrayna krizinin aşılması ve barışın sağlanması için Rusya’ya güvenlik garantileri verilmesinin temel unsur olduğunu belirterek Avrupa Birliği’nin mevcut tutumunu eleştirdi.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko, Rusya’ya güvenlik garantilerinin Ukrayna krizinin aşılması için gerekli temel unsur olduğunu, Avrupa Birliği’nin tutumunun ise bunu dikkate almadığını ve böylece çözüm imkanını ortadan kaldırdığını söyledi.

Gruşko, Vesti Bilgi Servisine verdiği röportajda, “Şaşırtıcı olan şu ki, son 2-3 yılda hiç kimseden, bu barış denkleminin bir parçasının Rusya’ya güvenlik garantileri olması gerektiğini duymadım. Esasen, çatışmanın aşılması ve barışın tesis edilmesi için genel olarak temel unsur Rusya’ya güvenlik garantileridir.” dedi.
Bakan Yardımcısı, Kiev’e silah sağlamayı sürdüren Avrupa Birliği’nin tutumunun bu unsuru dikkate almadığını belirtti.
Gruşko, “Avrupa Birliği’nin Ukrayna’da olası barışçıl çözüm konusunda benimsediği ve müzakere masasında kendisine yer talep ettiği tutum, çözümün kendisini basitçe dışlıyor.” ifadelerini kullandı.
Gruşko: Batı, Balkanları kontrol etmek için Bosna Hersek’i Sırbistan’dan ayrıştırmak istiyor
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko, Batı’nın “böl ve yönet” ilkesiyle Balkanlar üzerinde kontrol sağlamak için Sırbistan ile Bosna Hersek Sırp Cumhuriyeti arasındaki ilişkilere nifak sokmaya çalıştığını söyledi.
Gruşko, “Böl ve yönet. Onlarda hiçbir şey hiçbir şekilde değişmedi. Elbette Sırbistan ile Sırp Cumhuriyeti arasındaki ilişkilere nifak sokmaya, Sırp halkının ayrışmasını sağlamaya çalıştıklarını görüyoruz. Bu çizgi sürüyor.” dedi.
Gruşko, Batı’da, parçalar halinde hareket edilmesi durumunda Balkan Yarımadası üzerinde kontrol sağlamanın daha kolay olacağı anlayışından yola çıkıldığını belirtti. Gruşko ayrıca Balkanların, Rusya’ya karşı siyasi ve diplomatik savaşın yürütüldüğü sahalardan biri olduğunu, bu nedenle yerel halkın zihinlerine Moskova’dan geldiği iddia edilen tehdit ve Rusya’nın bölgede bulunmasının kabul edilemezliği hakkında “akıl dışı ideolojik kalıpların” yerleştirildiğini kaydetti.
Bakan Yardımcısı, “Batılı ortaklarımızın ve ortak olmayanların, Avrupa dahil olmak üzere uluslararası arenadaki eylemlerine baktığımızda, eylemlerinin sonucu her zaman yalnızca birdir. Bu ya harap edilmiş bir devlet ve toprak ya da ayrıştırılmış bir devlettir.” diye vurguladı.






