Borsen Zeitung’un haberine göre, Almanya hükümeti daha önce kamulaştırılan Gazprom’un Almanya’daki birimi Securing Energy for Europe’ın (SEFE) özelleştirme sürecinin başlatılmasını onayladı.
Gazetenin verdiği bilgiye göre yetkililer, SEFE’nin özelleştirilmesi için başvuru sürecini başlattı. Şirketin değerinin yaklaşık 6 milyar avro olduğu tahmin ediliyor.

Gazprom Germania’dan SEFE’ye uzanan süreç
Nisan 2022’de Almanya Ekonomi Bakanlığı, Gazprom Germania’nın Federal Ağ Ajansının yönetimine devredilmesi talimatını verdi. Rusya, Mayıs ayında karşı yaptırımlar uygulayarak Gazprom Germania grubundaki tüm şirketlerle her türlü işlemi yasakladı. Haziran 2022’de Gazprom Germania’nın adı SEFE Securing Energy for Europe GmbH olarak değiştirildi.
Almanya Ekonomi Bakanlığı, Kasım 2022’de hükümetin SEFE’nin hisselerinin yüzde 100’ünü satın alacağını ve şirkete sağlanan krediyi 13,8 milyar avroya çıkaracağını açıkladı.
SEFE Genel Müdürü Egbert Laege, Nisan 2026’da şirketin özelleştirilmesinin planlandığını söylemişti. Laege’ye göre SEFE, altyapı varlıklarını yöneten faaliyetlerini genişletmek amacıyla sermaye artırımı yoluyla 1,5-2 milyar avro sağlamayı planlıyordu.
SEFE’nin varlıkları arasında doğal gaz depolama tesisleri ve boru hatlarının yanı sıra, merkezi İngiltere’de bulunan ve daha önce Gazprom Marketing & Trading adıyla bilinen ticaret faaliyeti de yer alıyor.
Avrupa Birliği kuralları uyarınca Almanya’nın 2028’e kadar devlet şirketindeki payının en az yüzde 75’ini satması gerekiyor. Bu, ülke hükümetinin herhangi bir varlıktaki payını ilk kez azaltması olacak.
Laege’ye göre İran’daki savaş, Orta Doğu’dan sınırlı tedarikin güvenilir kaynakların önemini ortaya koyması ve doğal gaz fiyatlarının önemli ölçüde yükselmesi nedeniyle grubun özelleştirme planlarına ek ivme kazandırdı. Laege ayrıca, şirketin Almanya’nın enerji güvenliğini sağlamaya yönelik bir araç konumunda olmasının bazı yatırımcı adaylarını devre dışı bırakabileceğini belirtti. SEFE yöneticisi ilkbaharda, “Hükümetle, Avrupa ve Almanya’da arz güvenliğinin sağlanması açısından çok önemli bir aşamada bulunduğumuz göz önüne alındığında, hükümetin tercihleri veya kısıtlamaları olup olmadığını görüşüyoruz.” demişti.






