Rusya’nın batısındaki limanlardan Hindistan’a petrol taşıma maliyeti son aylarda varil başına ortalama 8 dolar yükseldi. Artışta küresel tanker sıkıntısı etkili oldu.
Rus petrolünün taşınma maliyetleri, Orta Doğu’daki çatışmanın da etkisiyle ortaya çıkan küresel tanker sıkıntısı nedeniyle yükseliyor. Son aylarda Rusya’nın batısındaki limanlardan Hindistan’a petrol taşıma maliyeti varil başına ortalama 8 dolar arttı. Suezmax sınıfı tankerlerin navlun ücretleri ise tüm güzergâhlarda 12 haftadır aralıksız yükseliyor. Buna karşılık, Asyalı alıcılardan gelen talebin güçlenmesiyle Rus petrolüne uygulanan fiyat indirimleri azalıyor. Petrol fiyatlarındaki artış da belirli bir noktaya kadar ticaret şirketlerinin yükselen lojistik maliyetlerini karşılamasına olanak sağlıyor.

Tanker navlunları 12 haftadır aralıksız yükseliyor
Fiyat Endeksleri Merkezi’nin (TsTİ) verilerine göre, Rus petrolünün Suezmax sınıfı tankerlerle taşınma maliyeti 12 haftadır aralıksız yükseliyor. Ekim ayının başında, takip edilen tüm güzergâhlarda navlun ücretleri varil başına 0,26 dolar arttı. Bu artışın nedenlerinden biri, uluslararası piyasada yüksek taşıma kapasiteli tankerlere yönelik talebin büyümesi. Merkezin verilerine göre, yeni Suezmax tankerleri için uluslararası sipariş hacmi bu yılın yaz aylarında zirveye ulaştı. Orta Doğu’daki çatışma ortamında, Arap Körfezi’nden Uzak Doğu’ya uzanan güzergâhta, 200 bin ila 319 bin ton dedveyt (DWT) kapasitesine sahip çok büyük ham petrol tankerlerinin (VLCC) zaman çarteri eşdeğeri (TCE) günlük 1,4 milyon dolara ulaştı.
Kommersant’ın ulaştığı Argus raporuna göre, Orta Doğu’dan yapılan ham petrol ve petrol ürünü sevkiyatlarının artmasıyla VLCC tankerlerinin navlun ücretleri eylül ayında rekor seviyelere yükseldi.
Bölge ülkeleri, Hürmüz Boğazı üzerinden yük taşımak için kendi filolarındaki gemileri mekik tankeri olarak kullanıyor. Taşınan yükler daha sonra Umman açıklarında başka gemilere aktarılıyor. Analistler, diğer ülkelerdeki armatörlerin Basra Körfezi’nden geçen güzergâhlardan kaçındığını belirtiyor. Hürmüz Boğazı dışında yükleme için bekleme sürelerinin uzaması da tankerlerin kullanılabilirliğini azaltan bir başka etken olarak öne çıkıyor. Bunun sonucunda VLCC tankerlerinin navlun ücretleri bir ayda iki katına çıkarken, petrol taşıma maliyeti varil başına yaklaşık 15 dolar arttı.
Yakov & Partners’ın analiz merkezinde kıdemli analist olarak görev yapan Viktoriya Trifonova, “Navlun ücretleri öncelikle kullanılabilir tanker sayısının yetersizliği nedeniyle yükseliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar, dünya tanker filosunun önemli bir bölümünü meşgul ediyor. Diğer bölgelerden yapılan taşımalar Suezmax ve Aframax sınıfı tankerlere kaydırılıyor. Bu durum, söz konusu segmentlerde de navlun ücretlerini yukarı çekiyor” dedi. Trifonova’ya göre, gemi yakıtı fiyatlarının artması ve Hindistan ile Çin’e yapılan seferlerin uzaması da maliyetler üzerindeki baskıyı artırıyor.
Hindistan ve Çin güzergâhlarında maliyetler farklı seyrediyor
Navlun ücretlerindeki yükseliş yalnızca küresel tanker sıkıntısından değil, Rus petrolünün taşınmasına ilişkin risklerin artmasından da kaynaklanıyor.
NEFT Research Yönetici Ortağı Sergey Frolov, “Riskler nedeniyle daha yüksek bedeller ödemek zorunda kalan Rus yük göndericileri ek maliyetlerle karşılaşıyor” değerlendirmesinde bulundu. Rusya pazarında navlun ücretlerinin seyri, taşıma güzergâhına göre farklılık gösteriyor. Euler’in petrol, doğal gaz ve ulaştırma alanlarında uzmanlaşmış kıdemli analisti Andrey Polişçuk’un değerlendirmesine göre, son aylarda Rusya’nın batısındaki limanlardan Hindistan’a petrol taşıma maliyeti varil başına ortalama 8 dolar arttı. Buna karşılık, Uzak Doğu’daki Kozmino Limanı’ndan Çin’e yapılan sevkiyatların navlun maliyeti sınırlı ölçüde, varil başına yaklaşık 0,1 dolar yükseldi.
Taşıma maliyetlerindeki artış, şu ana kadar Rus petrolüne uygulanan fiyat indiriminin aynı oranda genişlemesine yol açmadı. Viktoriya Trifonova’nın verdiği bilgiye göre, Hindistan’ın batı kıyısına teslim edilen Urals petrolü, ağustos ayında Brent’e göre varil başına 1,5 dolar indirimli satılırken, eylülde yaklaşık 3,7 dolar primle işlem gördü. Trifonova, Çin’de de Urals ve ESPO petrolünün indirimli satıştan primli satışa geçtiğini belirtti. Uzman, bu gelişmeyi Asya pazarlarında Orta Doğu petrolünün yerini Rus petrolünün almasına bağladı. Andrey Polişçuk ise “Rus petrolünün fiyatı, küresel referans petrol fiyatlarından daha hızlı yükseliyor. Ek talep ve sınırlı arz nedeniyle Rus petrolü, alıcı ülkelerin limanlarında primli fiyatlardan işlem görüyor” dedi. Polişçuk’a göre bu durum, artan taşıma maliyetlerinin belirli ölçüde petrol fiyatlarındaki yükselişle karşılanmasını sağlıyor. Trifonova da ek maliyetlerin önemli bir bölümünü şimdilik ihracatçılar ve petrol ticareti yapan şirketlerin üstlendiğini, ancak Asya pazarlarında fiyat indiriminin yerini fiyat priminin almasının bu giderlerin bir kısmını telafi etmelerine yardımcı olduğunu belirtti.
Navlun artışına rağmen petrol ihracatında büyüme beklentisi
Analistler, navlun ücretlerindeki yükseliş nedeniyle Rusya’nın petrol ihracat hacminde keskin bir düşüş yaşanmasını beklemiyor.
Trifonova’ya göre, artan taşıma maliyetlerinin başlıca sonuçları, petrol sevkiyatlarının limanlar ve satış pazarları arasında yeniden dağıtılması ve taşıma maliyeti en yüksek güzergâhlardaki sevkiyatların kâr marjlarının düşmesi olacak.
Sergey Frolov ise taşıma maliyetlerindeki yükselişe rağmen, uluslararası piyasadaki arz açığı ve en büyük tüketicilerden gelen yüksek talep sayesinde Rusya’nın petrol ihracatının artmaya devam edeceğini düşünüyor. Ancak sevkiyatların ne kadar artırılabileceği, petrol şirketlerinin üretimi kısa sürede artırabilme kapasitesiyle sınırlı. Frolov’un tahminine göre, özellikle Karadeniz’de deniz taşımacılığının güvenliği konusunda kayda değer bir iyileşme beklenmediğinden, navlun ücretlerinin yıl sonuna kadar yükselmeye devam etmesi muhtemel.






