Rusya ile Türkiye, hava, deniz ve kara yolu taşımacılığındaki işbirliğini geliştirmeyi değerlendirirken, iki ülkenin dijital lojistik platformları arasında entegrasyon olasılığı da gündeme geldi.
Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Rus hava yolu şirketlerinin Ocak-Temmuz 2026 döneminde Rusya ile Türkiye arasında 3 milyondan fazla kişi taşıdığını, 2025 yılındaki yolcu sayısının ise 6,5 milyonu aştığını bildirdi.

Rusya Ulaştırma Bakanı Andrey Nikitin’in katıldığı Rus-Türk görüşmelerinin ardından Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İki ülkenin ulaştırma sektörleri arasında istikrarlı ve güçlü ilişkiler kuruldu. Rus hava yolu şirketleri 2025 yılında 6,5 milyondan fazla yolcu taşırken, 2026’nın ilk 7 ayında bu rakam 3 milyonun üzerinde gerçekleşti” ifadeleri kullanıldı.
Bakanlık, görüşmede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ulaştırma alanı da dahil olmak üzere ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik perspektifleri ele aldığını vurguladı.
Bakanlık, ülkeler arasındaki deniz taşımacılığı hacminin olumlu bir seyir izlediğini belirterek, taşımacılığın daha da artırılmasının temel görevlerden biri olduğunu kaydetti. Bununla birlikte Azak-Karadeniz havzasında güvenli seyrüseferin sağlanması, iki ülkenin denizcilik makamları açısından en önemli öncelik olmayı sürdürüyor.
Rusya Ulaştırma Bakanlığı, “Kara yolu taşımacılığı hacminin artırılmasını teşvik etmek amacıyla Rusya, üçüncü ülkelerden Türkiye’nin deniz limanlarına gelen malların Rus taşıtlarına yüklenmesine yönelik izinlerin verilmesi konusunda Türk ortaklarının desteğini bekliyor. Taraflar, ulaştırma süreçlerini optimize etmek amacıyla Rusya ve Türkiye’nin dijital lojistik platformları arasında deneyim paylaşımı ve entegrasyon olasılığını da değerlendiriyor” açıklamasında bulundu.
Bakanlık ayrıca Rus tarafının, Türkiye’nin kara yolu taşımacılığı alanında yeni bir uluslararası hükümetler arası örgüt kurulmasına yönelik girişimini olumlu değerlendirdiğini belirtti. Bakanlık, bu platformun kara yolu taşımacılığı alanında dengeli bir kurallar sisteminin oluşturulması ve sektörün karşı karşıya bulunduğu küresel zorluklara kapsamlı biçimde yanıt verilmesi için temel oluşturabileceğine işaret etti.






