GAZETEM RUSYA | SİYAMEND KAÇMAZ

Rus halkı artık “Putin daha neyi bekliyor?” noktasına geldi

Güncelleme Tarihi: Haziran 01, 2026 10:26
GAZETEM RUSYA HABER MERKEZİ
Oluşturulma Tarihi: Haziran 01, 2026 10:26

Siyamend Kaçmaz

Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmanın başladığı ilk günlerden bu yana Rusya’da sokaktaki insanların önemli bir bölümü, Ukrayna’ya karşı daha dikkatli ve daha kontrollü davranılması gerektiği düşüncesini dile getiriyordu. Bunun temelinde de “Onlar bizim akrabamız” yaklaşımı yatıyordu. Ancak Mayıs ayının ortalarında bu yaklaşım değişti ve “Putin daha neyi bekliyor?” noktasına geldi.

Reklam

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de süreci uzun süre “savaş” olarak değil, “özel askerî operasyon” olarak tanımlaması, hatta bunu kimi zaman bir tür “cerrahi müdahale” olarak tarif etmesi, Moskova yönetiminin de halkın “Onlar bizim akrabamız” yaklaşımına paralellik gösteriyordu.

Ancak Rusya’nın tarihsel hafızasında neredeyse kutsal bir yere sahip olan 9 Mayıs Zafer Günü törenleri öncesinde yaşanan gelişmeler, bu algının değişmeye başladığını gösteren önemli dönüm noktalarından biri oldu. Sovyetler Birliği’nin İkinci Dünya Savaşı’nda Hitler Almanyası’na karşı kazandığı zaferin kutlandığı törenler sırasında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin olası bir saldırı girişimine işaret eden açıklamaları, Moskova’yı çok öfkelendirdi.

Rusya Savunma Bakanlığı ve Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere farklı ülkelerin Kiev’deki büyükelçilik personelini çekmeleri yönünde çağrılarda bulunarak, “törenimize bir müdahale olursa, yaşanacaklardan sorumlu olmayacağımızı dünyaya duyuruyoruz” şeklinde sert bir çıkışta bulundu. Ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın devreye girmesiyle 9 Mayıs törenlerini de kapsayan üç günlük ateşkes ilan edildi ve o günlerde beklenen gerginlik bir ölçüde yatıştı. Tören sorunsuz şekilde kutlandı…

Fakat daha sonra görüldü ki Ukrayna tarafında o gün için ciddi bir hazırlık yapılmıştı ve bu hazırlığın bir şekilde sahaya yansıtılması gerekiyordu. Törenlerden yaklaşık bir hafta sonra bunun ne olduğunu bizzat gördük. Başta Moskova olmak üzere Rusya’nın farklı bölgelerine çok sayıda drone saldırısı düzenlendi.

Moskova’ya yönelik saldırılar halkta endişe yaratsa da tablo, Batı basınında “Moskova yanıyor” başlıklarıyla yansıtıldığı gibi değildi. Saldırılar, şehrin derinliklerine kadar ulaşmadı. Moskova, matruşka gibi iç içe geçmiş halkalardan oluşur: En dışta MKAD çevre yolu, onun içinde Üçüncü Ulaşım Halkası “Tretye Transportnoye Koltso”, daha içeride Sadovoye Koltso, en içte ise Bulvarnoye Koltso yer alıyor. Kremlin yerleşkesi de işte bu en iç halkanın merkezinde bulunuyor. İnsansız hava araçlarının ulaştığı noktalar ise Üçüncü Ulaşım Halkası’nın dışında kaldı; bunların sayısı da sadece birkaç taneydi.

Buna rağmen Batı basını, aynı gün Üçüncü Ulaşım Halkası’nın kenarındaki bir inşaat malzemeleri (Boya ve cila) deposunda çıkan yangından yükselen dumanları, hedefini bulan dron saldırısının görüntüleri gibi servis ederek “Moskova yanıyor” algısı oluşturdu. Bu durum, Rusya’da kamuoyunda çok ciddi bir tepkiye yol açtı.

Ancak rahatsızlığı artıran asıl olaylardan biri, 22 Mayıs’ta Rusya’nın kontrolündeki Luhansk bölgesinin Starobelsk kentinde yaşandı. Starobelsk Pedagoji Koleji’ne ait öğrenci yurdunun insansız hava araçlarıyla hedef alınması sonucu çoğu öğrenci 21 kişi hayatını kaybetti. Bu saldırı, Rusya’da artık daha yüksek sesle dile getirilen şu soruyu gündeme taşıdı: “Putin daha neyi bekliyor?”

Rusya, yabancı basını da saldırının gerçekleştiği bölgeye götürerek yaşananları gösterdi. Bu adım, Moskova’nın bu saldırılardan ne kadar rahatsız olduğunu ortaya koydu. Günlerce televizyon kanallarında, saldırının Batı’nın sağladığı istihbarat desteğiyle yapıldığı, çevresinde herhangi bir askerî unsur bulunmayan bir noktanın hedef alındığı konuşuldu.

Rus kamuoyunda Ukrayna’nın Batı’nın yönlendirmesi ile giriştiği bu sürecin sadece güvenlik meselesi olarak değil, aynı zamanda tarihî hafızaya dokunan bir mesele olarak da değerlendirilmeye başlandı.

Sokakta konuştuğumuz insanların cümlelerinde de bu değişimi açıkça görmek mümkün. Önceden “Ukrayna’ya karşı daha dikkatli olunmalı” diyen birçok kişi, artık “Rusya’nın gücü Ukrayna’yı çok daha kısa sürede alt edecek seviyede; Putin, neden bu gücü kullanmıyor?” sorusunu sormaya ve cevap aramaya başladı.

Aslında Putin’in zaman zaman verdiği mesajlar da bu düşünceyi besliyor. “Biz henüz gerçek gücümüzü göstermedik, bizi test etmesinler” anlamına gelen açıklamalar; Moskova’nın elinde daha sert seçenekler bulunduğu yönünde açık sinyaller veriyor…

Putin, Avrupa’ya yönelik bir açıklamasında Rusya’nın Avrupa ile savaşmak gibi bir niyeti olmadığını, böyle bir ajandasının bulunmadığını belirterek, “Eğer Avrupa bizimle savaşmak isterse karşısında konuşacak kimseyi bulamayabilir” mesajını vermişti. Aynı konuşma çizgisinde, Ukrayna’daki süreci “savaş” değil, “cerrahi müdahale” olarak gördüklerini bunun karıştırılmaması gerektiğini vurgulamıştı.

Bugün itibarıyla en tehlikeli gelişme, sahadaki askerî durumdan çok, Rus halkının psikolojisinde yaşanan değişim. Son drone saldırıları, özellikle bir gün içinde binden fazla drone ile yapılan saldırı dalgası, Moskova’da büyük düşünsel bir kırılmaya neden oldu.

Rusya, bu saldırıları sorunsuz şekilde atlattığını vurgulayıp yaşananları, Moskova gibi en üst düzey güvenlik önlemleriyle korunan bir şehirde dahi var olabilecek eksikleri ve açıkları görmeye yarayan bir test olarak değerlendirse de halkın zihninde ve söyleminde artık bambaşka bir kırılma yaşanıyor. Sokaktaki Ruslar, giderek daha yüksek sesle “Putin daha neyi bekliyor?” sorusunu sormaya ve müdahalenin çok daha sert ve sarsıcı olması gerektiği düşüncesi giderek dillendirilmeye başladı…

Umuyorum ki bu psikolojik ve düşünsel kırılma, sahadaki gerilimi daha da büyütecek yeni ve daha ağır sonuçlara yol açmaz. Çünkü artık tarafların bir an önce yeniden İstanbul’daki müzakere masasına dönmesi, bu sorunu silahların değil diplomasinin diliyle çözmeye çalışması gerekiyor. Dört yıldır yaşananlar sadece Rusya’yı ve Ukrayna’yı değil, bütün dünyayı yordu.

İlginizi Çekebilir