Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşarı Victoria Nuland’ın Nijer’e yaptığı ziyareti, Amerikalı yetkililerin Ukrayna’daki “Meydan Olayları” sırasında Kiev’e yaptığı ziyaretlerle karşılaştırdı.
Telegram kanalından Nuland’ın Nijer ziyaretini değerlendiren Zakharova, “Victoria Nuland, Nijer ile Ukrayna’da yaptıklarının aynısını yapabileceğini düşündü. Kurabiye ve sandviçleri poşete doldurdu. Ancak Kiev’de olduğu gibi böyle bir muz rejimi artık bulunamaz” diye yazdı.

Ukrayna asıllı olan Nuland, Kiev’de EuroMeydan olarak da bilinen Şubat 2014 darbesi sırasında Ukrayna’nın iç işlerine aktif olarak müdahale etmesiyle tanınırken, Meydan olaylarında aktivistlere kurabiye dağıtarak ünlenmişti. Nuland daha sonra Kiev’in merkezindeki Meydan’da sadece göstericilere değil, aynı zamanda sivillere ateş açan Berkut özel kuvvetlerinin askerlerine de kurabiye ve sandviç dağıttığını belirtmişti.
ABD Dışişleri Bakanlığından Nijer’e üst düzey ziyaret
ABD’de temmuz sonundan beri vekaleten Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevini yürüten ve aynı zamanda Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşarı olan Victoria Nuland, Nijer’i ziyaret ederek bazı cunta yetkilileriyle bir araya geldi.
Darbeler sonrası eylemleri ve açıklamalarıyla ünlü Nuland, Nijer’in başkenti Niamey’de telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilen toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Nuland, Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın talebi üzerine Nijer’i ziyaret ettiğini belirterek “Demokratik düzene yönelik bu meydan okumadan sorumlu olan kişilerle açık bir şekilde konuşmak, bu sorunları diplomatik olarak çözmeye çalışıp çalışamayacağımızı, bazı müzakereleri başlatıp başlatamayacağımızı görmek ve ayrıca ilişkimizde neyin tehlikede olduğunu kesinlikle netleştirmek istedik.” ifadesini kullandı.
“Samimi ancak zorlu görüşmeler”
ABD ile “uzun yıllar yakın çalışmış biri olduğunu” söylediği ve cunta yönetiminin “Genelkurmay Başkanı” olarak atadığı General Moussa Salaou Barmou ve onu destekleyen üç askeri yetkiliyle görüştüğünü kaydeden Nuland, görüşmelerin “son derece samimi, zaman zaman da oldukça zor” geçtiğini bildirdi.
Nuland, askeri yetkililerin nasıl ilerlemek istedikleri konusunda oldukça katı olduklarını ancak bunun Nijer anayasasına uymadığını, kendilerinin müzakere yoluyla çözüm için bastırdıklarını belirtti.
Bazum ve Tchiani ile görüşemedi
Cumhurbaşkanı Muhammed Bazum ile de görüşmeyi talep ettiklerini ancak bunun kabul edilmediğini bildiren Nuland, Bazum ile telefonda görüştükleri bilgisini paylaştı.
Nuland, Vatanı Koruma Ulusal Konseyi (CNSP) isimli cuntanın liderliğini üstlenen ve geçiş hükûmetinin başına geçen Abdurrahmane (Ömer) Tchiani ile de görüşme fırsatı elde edemediklerini belirtti.
General Barmou ve ekibiyle iki saatten fazla görüştüklerini kaydeden Nuland, diplomasi kapısını açık tutma teklifinde bulunduklarını ve bu kapsamda bir dizi seçenek sunduklarını anlattı.
“Wagner tehdidi” de gündemdeydi
Nuland, temaslarda Rus güvenlik şirketi “Wagner tehdidini” de gündeme getirdiğini belirterek görüşmelerde askeri yetkililerin, Wagner’in kendi egemenliklerine yönelik oluşturabileceği riskleri “çok iyi anladıklarını” hissettiğini ifade etti.
Gelişmeleri yakından izleyeceklerini dile getiren Nuland, “yasal sorumluluklarının” farkında olduklarının ve bunu da sorumlulara net bir şekilde anlattıklarının altını çizdi.
Nuland ayrıca “ABD’nin uzun süredir dostları olan” gazeteciler ve insan hakları aktivistleri gibi Nijer sivil toplumunun geniş bir kesimiyle de görüştüklerini ve ülkedeki durumla ilgili samimi fikir alışverişinde bulunduklarını aktardı.
ABD henüz “darbe” demedi
ABD, Nijer’deki gelişmeleri henüz “darbe” şeklinde nitelemiyor. Darbe nitelemesi yapılırsa yasal olarak ABD’nin Nijer hükûmetine yaptığı yardımları kesmesi gerekiyor.
Dışişleri Bakanı Blinken, cuma günü Nijer’e yapılan bir dizi yardımın durdurulduğunu duyurmuştu. ABD’li yetkililer Nijer’de diplomasi kapısının daralsa da hala açık olduğunu belirterek anayasal düzene dönülmesi çağrısında bulunmaya devam ediyor.
Nijer’de yaklaşık 1000 Amerikan askeri bulunuyor. Sahra Çölü’nün güney ucundaki Agadez kenti yakınlarında ise “Niger Air Base 201” isimli bir İHA üssü yer alıyor.
Niger 201, ABD’nin Cibuti’deki daimi üssünden sonra İHA operasyonlarını da yürüttüğü Afrika’daki en büyük ikinci üssü konumunda bulunuyor.
Nijer’deki darbe
Nijer’de Cumhurbaşkanı Muhammed Bazum, 26 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı unsurlarınca alıkonulmuş ve o akşam asker yönetime el koyduğunu duyurmuştu.
Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı General Abdurrahmane (Ömer) Tchiani, 28 Temmuz’da Vatanı Koruma Ulusal Konseyi (CNSP) isimli cuntanın liderliğini üstlenmiş ve geçiş hükumetinin başına geçmişti.






