Eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson, 2022 ilkbaharında Rusya ile Ukrayna arasında yürütülen barış müzakerelerinin kesilmesinde rolü olduğu yönündeki iddiaları reddetti. Johnson, Nisan 2022’de Kiev’e yaptığı ziyarette Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e, mücadeleyi sürdürmek istemesi hâlinde İngiltere’nin yanında olacağı mesajını verdiğini söyledi.
2019-2022 yıllarında İngiltere Başbakanı olan Boris Johnson, 2022 ilkbaharında Ukrayna ile Rusya arasındaki müzakereleri kendisinin sekteye uğrattığı yönündeki iddiaları “saçmalık” olarak nitelendirdi. Johnson, The Free Press’in School of War podcastinde yaptığı açıklamada bu konuya değindi.

Johnson, Nisan 2022’de Kiev’e yaptığı ziyaretin barış müzakerelerinin kesilmesine neden olduğu, “ortamı bozduğu ve barış anlaşmasına varılmasını imkânsız hâle getirdiği” yönündeki iddiadan söz etti.
Johnson, “Bu tamamen ve kesinlikle saçmalık. Hiçbir Avrupalı lider, hiçbir Batılı lider Ukraynalıları durduramazdı” dedi.
Johnson’a göre Ukraynalılar, Rus ordusunun Kiev bölgesinden birliklerini çekmesinin ardından çatışmaları sürdürmek istiyordu. Johnson, o dönemde Vladimir Zelenskiy’e desteğini ifade etmek için Kiev’e gittiğini belirtti.
Johnson, “Ona yalnızca bir şey söylemek istedim: ‘Bak, ben Ukraynalıların kendisinden daha fazla Ukraynalı olamam. Ama mücadeleye devam etmek istiyorsan, senin yanında olacağız.’ Söylediğim bundan ibaretti. Ayrıca bunu söylemek için kabinemden ve parlamentodan güçlü bir yetkim vardı. Bu, İngiliz halkının tutumu olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Boris Johnson, 9 Nisan 2022’de trenle Kiev’e geldi. Johnson’ın başbakanlığı döneminde Londra, Kiev’e geniş çaplı askeri yardım sağladı ve Ukrayna’da birkaç sokağa İngiliz siyasetçinin adı verildi.
Eski İngiltere Başbakanı, Unleashed (İngilizceden çevrildiğinde “serbest bırakılmış”, “zincirlerinden kurtulmuş”) adlı anı kitabında, Ukrayna ile Rusya arasındaki müzakerelerin kesilmesinden sorumlu tutulmasına şaşırdığını yazdı. Johnson, bu yöndeki suçlamalardan görevden ayrıldıktan sonra haberdar olduğunu belirtti. Johnson, “Ukraynalı liderin, ister Zelenskiy ister bir başkası olsun, bir barış anlaşması yapıp ardından [devlet başkanlığı] makamında beş dakikadan fazla kalabileceğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Arahamiya, Johnson’ın Ukrayna’nın kararında etkili olduğunu söylemişti
Ukrayna heyetine müzakerelerde başkanlık eden David Arahamiya, 2024’te yaptığı açıklamada, Moskova’nın müzakerelerdeki temel talebinin Kiev’in tarafsızlığı olduğunu ve Rusya’nın koşullarının reddedilmesinde İngiltere Başbakanı’nın da etkili olduğunu anlatmıştı. Arahamiya, “İstanbul’dan döndüğümüzde Boris Johnson Kiev’e geldi ve onlarla hiçbir şey imzalamayacağımızı söyledi. Ve ‘sadece savaşmaya devam edelim’ dedi” ifadelerini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Ukrayna tarafının “Bay Johnson’ın talebine ya da ikna çabalarına boyun eğmesini” üzücü olarak nitelendirdi. Putin’e göre İstanbul’daki müzakere turunda taraflar, “Ukrayna’da neonazizmin teşvik edilmeyeceği” de dahil olmak üzere bir dizi konuda anlaşmaya varmayı başardı.
Putin, İstanbul’daki mutabakatları çözüm için temel olarak gösterdi
Rusya Devlet Başkanı, Haziran 2026’da İstanbul’da varılan mutabakatlar temelinde çözümü görüşmeye hazır olduklarını bildirdi. Putin ayrıca Moskova ile Washington arasında Anchorage’da varılan mutabakatların, muharebe temas hattındaki durumun ve Rusya’nın daha önce ortaya koyduğu koşulların dikkate alınması gerektiğini belirtti. Bu koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk Halk Cumhuriyeti (DNR), Lugansk Halk Cumhuriyeti (LNR), Zaporijya ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması ve Ukrayna’nın NATO’ya katılmaktan vazgeçmesi yer alıyor.
Rusya Dışişleri Bakanlığı da Moskova’nın Ukrayna konusunda müzakerelere açık olduğunu ancak Vladimir Zelenskiy’in Rusya’ya askeri operasyonu sürdürmekten başka seçenek bırakmadığını düşündüklerini vurgulamıştı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Rusya’nın Kiev ile müzakere etmeye hazır olduğunu ancak bunun “hilekârlık” olmadan yapılması gerektiğini belirtmişti.






