Rusya’da Novosibirsk ve Tomsk üniversitelerinden bilim insanları, diş implantasyonunda doku yenilenmesini hızlandırmak amacıyla kitosan bazlı polimer ve nikel-titanyum ağdan oluşan kompozit malzeme geliştirdi. Yeni malzemenin klinik öncesi testleri devam ediyor.
Novosibirsk Devlet Teknik Üniversitesi (NGTU) bilim insanları, Tomsk Devlet Üniversitesi (TGU) araştırmacılarıyla birlikte diş implantasyonu sırasında dokuların daha hızlı yenilenmesini sağlamak amacıyla kompozit bir malzeme geliştirdi. NGTU Basın Servisi’nin TASS haber ajansına verdiği bilgiye göre, malzemenin temelini kabukluların dış iskeletlerinden elde edilen kitosan maddesinin modifiye edilmiş hâlinden üretilen bir polimer oluşturuyor.

Üniversiteden yapılan açıklamada, “NGTU bilim insanları, Ulusal Araştırma Tomsk Devlet Üniversitesi’ndeki meslektaşlarıyla birlikte cerrahi diş hekimliğinde kullanılmak üzere benzersiz bir kompozit malzeme geliştirdi” denildi.
Malzeme, “Öncelik 2030” programı kapsamında yürütülen araştırmalar sonucunda geliştirildi. NGTU bilim insanları, modifiye edilmiş kitosan bazlı, biyolojik olarak parçalanabilen bir polimer kaplama sentezledi. TGU uzmanları ise kompozit malzemeyi güçlendirmek amacıyla ince bir nikel-titanyum alaşımı ağ geliştirdi.
Kitosan ve metal ağın birleşimiyle doku yenilenmesine destek
NGTU Teknolojik Üstünlük Merkezi araştırmacısı Aleksandr Samohin, malzemenin özelliklerini şöyle anlattı:
“Modifiye edilmiş kitosan bazlı polimer, yumuşak dokuların yenilenmesini teşvik edebiliyor. Kompozitin içindeki nikel-titanyum ağı ise iskelet görevi görerek yumuşak dokuların belirlenen hacmini koruyor ve iyileşme sürecinde çökmelerini önlüyor. Bu özellik, özellikle daha sonra yapılacak diş implantasyonu açısından büyük önem taşıyor.”
Samohin, malzemenin üretim sürecinde önce güçlendirici metal ağın sıvı polimerin içine daldırıldığını, ardından elde edilen kompozit ürünün zorunlu sterilizasyon işleminden geçirildiğini açıkladı. Nikel-titanyum ağın polimere daldırılması, yumuşak dokulara destek sağlayan bir iskelet oluşturulmasına ve aynı zamanda doku yenilenmesinin teşvik edilmesine olanak tanıyor.
TGU Şekil Hafızalı Tıbbi Alaşımlar ve İmplantlar Laboratuvarı kıdemli araştırmacısı Gülşarat Baygonakova da şu bilgileri verdi:
“Ağ yapısı, kompozitin gerekli geometrik şeklini koruyan ve dokuların yeniden oluşması için gereken boşluğun muhafaza edilmesine yardımcı olan hafif ve esnek bir iskelet oluşturulmasını sağlıyor. Biyolojik olarak parçalanabilen kaplama zamanla vücut tarafından emiliyor. Böylece kaplamanın çıkarılması için ayrıca ameliyat yapılmasına gerek kalmıyor. Nikel-titanyum ağı ise destekleyici görev üstlenerek iyileşme döneminde yumuşak dokuların hacminin korunmasına yardımcı oluyor.”
Teknolojinin test süreci
Geliştirilen malzeme şu anda klinik öncesi test aşamasında bulunuyor. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen ilk aşamadaki (in vitro) testler, malzemenin biyouyumlu ve güvenli olduğunu, hücreler üzerinde toksik etki göstermediğini doğruladı.
İkinci aşamada ise canlı organizmalar üzerinde (in vivo) deneyler gerçekleştirildi. Bu kapsamda kemik dokusunda yapay olarak hasar oluşturulan laboratuvar sıçanları kullanıldı. Deneyler için belirlenen sürelerin tamamlanmasının ardından hayvanlardan biyolojik örnekler alındı.
Araştırmanın sonuçları yıl sonuna kadar bekleniyor
Şu anda iyileşmenin ve kemik dokusunun yenilenme sürecinin değerlendirilmesi amacıyla histolojik incelemeler yürütülüyor. Araştırmacılar ayrıca geliştirilen malzemenin üç farklı versiyonundan hangisinin en iyi sonucu vereceğini belirlemeye çalışıyor.
Araştırma sonuçlarının yıl sonuna kadar elde edilmesi bekleniyor. Bilim insanları, sonraki aşamada geliştirdikleri malzemenin patentini almayı ve tıbbi cihaz olarak tescil ettirmeyi planlıyor.






