Rus seyahat bloggerı Sasha Konovalova Türkiye’yi ziyaret ederek turistlerin “çok fazla para ödediğini” düşündüğü beş şeyi anlattı. Konovalova, gözlemlerini Dzen platformundaki kişisel blogunda paylaştı.
Deneyimli gezgin, Türkiye’de özellikle ulaşım, mobil internet ve turlar konusunda turistlerin daha ekonomik seçeneklerden haberdar olmamaları halinde ciddi fiyat farklarıyla karşılaşabildiğini belirtti. Konovalova’nın tavsiyeleri hem paket turla tatil bölgelerine gelenleri hem bireysel seyahat edenleri hem de İstanbul’u ziyaret edenleri kapsıyor.

1. Havalimanından taksi
Konovalova’ya göre turistlerin ilk pahalı hatalarından biri daha havalimanında başlıyor. Paket tur dışında seyahat edenlerin terminal çıkışında karşılarına çıkan ilk taksiye binmek zorunda olmadığını belirten blogger, bunun özellikle Antalya kıyılarındaki tatil bölgelerinde önem taşıdığını ifade etti.
Antalya Havalimanı’ndan otele ulaşımın bir, bir buçuk hatta iki saat sürebildiğine dikkat çeken Konovalova, bu durumun paket turla gelen ancak yolculuk süresini yaklaşık yarı yarıya azaltmak için tur operatörünün otobüsünden vazgeçen turistler açısından da geçerli olduğunu belirtti.
Blogger, taksi yerine önceden özel transfer rezervasyonu yapılabileceğini ya da grup servislerinin kullanılabileceğini kaydetti. Transfer şirketlerinin de minibüslerin aynı yöndeki yolcuları havalimanından alarak otellerine bıraktığını aktaran Konovalova, güzergâhların transferi mümkün olduğunca hızlandıracak şekilde oluşturulduğunu yazdı.
Antalya Havalimanı’ndan Side, Alanya ve diğer popüler tatil bölgelerine bu tür servislerin bulunduğunu belirten blogger, yazının hazırlandığı tarihte fiyatların kişi başı 900 liradan başladığını kaydetti. Alanya’ya taksiyle gitmenin ise yaklaşık 100 avro, yani yaklaşık 5 bin 500 liraya mal olduğunu aktardı.
İstanbul’da ise havalimanından taksi kullanmanın her zaman gerekli olmadığını belirten Konovalova, özellikle oteli metro hattına yakın olan yolcular için toplu taşımanın önemli bir alternatif olduğunu ifade etti. İstanbul Havalimanı’ndan M11, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan ise M4 metro hattının kullanılabileceğini hatırlattı.
Yazının hazırlandığı tarihte İstanbulkart ile metro, tramvay veya otobüste standart yolculuk ücretinin 46,20 lira olduğunu aktaran blogger, ilk aktarmanın 34,40 lira, sonraki aktarmanın ise 26,42 liraya mal olduğunu yazdı.
Konovalova’nın verdiği bilgilere göre İstanbul’da sarı taksilerde açılış ücreti 71,94 lira, kilometre başına ücret 47,92 lira ve asgari yolculuk bedeli 230 lira. Trafikte bekleme süresinin de hesaba katıldığını belirten blogger, ciddi bir bekleme yaşanmayan 10 kilometrelik yolculuğun dahi taksimetreye göre yaklaşık 551 liraya ulaşabileceğini kaydetti.
Konovalova, metroyu çok seven biri olmadığını ancak İstanbul’daki yoğun trafik nedeniyle kentte toplu taşımayı aktif olarak kullandığını belirtti.
2. Yerel SIM kart
Blogger, Türkiye’de turistler açısından en avantajlı olmayan harcamalar arasında yerel SIM kartı ilk sıraya koyacağını ifade etti.
Konovalova’ya göre özellikle interneti ağırlıklı olarak harita, rota oluşturma, mesajlaşma uygulamaları ve yakınlarla iletişim için kullanan turistler açısından yerel SIM kart gereğinden pahalı bir seçenek olabiliyor.
Mobil operatörlerin mağazalarındaki “aylık 450 liraya sınırsız internet” gibi kampanyaların turistler için geçerli olmadığını belirten Konovalova, bu tür avantajların yerel kullanıcılara sunulduğunu ifade etti.
Yazının hazırlandığı dönemde yabancılar için bulabildiği en uygun seçeneklerden birinin Türk Telekom’da 20 GB internet için 1150 lira olduğunu belirten blogger, bunun 2 bin rublenin üzerinde bir tutara karşılık geldiğini yazdı.
Vodafone’da bağlantının daha istikrarlı kabul edildiğini ancak benzer bir paketin fiyatının 1600 liradan başladığını aktaran Konovalova, bu fiyatlardan SIM kart almak için operatörlerin resmî mağazalarına gitmek gerektiğini, birçok tatil bölgesinde ise bu mağazaların bulunmadığını belirtti. Bu nedenle turistlerin başka bir yere gitmek ya da aracıya ek ücret ödemek zorunda kalabileceğini kaydetti.
Havalimanları ve alışveriş merkezlerinde fiyatların daha da yüksek olabildiğini ifade eden blogger, turistlere yönelik SIM kartların 2 bin liraya, yani yaklaşık 3 bin 500 rubleye satılabildiğini yazdı.
Konovalova, Rusya’daki SIM kartını dolaşımda kullanmayı da ekonomik bulmadığını belirtti. Kendi operatörünün bir haftalık 2 GB internet için 1200 ruble istediğini aktaran blogger, bu teklifi avantajlı bulmadığını ifade etti.
Türkiye’de eSIM kullandığını belirten Konovalova, bunun telefona fiziksel olarak takılması gerekmeyen elektronik SIM kart olduğunu anlattı. İnternet paketinin çevrim içi satın alınarak telefona kurulabildiğini ve Türkiye’ye geldikten sonra mobil verinin eSIM üzerinden kullanılabildiğini belirtti.
Bu yöntemde normal SIM kartın telefonda kalabildiğini, ana telefon numarasına mesaj gelmeye devam ederken mobil internetin eSIM üzerinden kullanılabileceğini aktaran blogger, turistlere telefonlarının eSIM desteğini önceden kontrol etmelerini tavsiye etti.
Konovalova ayrıca eSIM paketinin Rusya’daki Hızlı Ödeme Sistemi üzerinden rubleyle yüklenebildiğini, bu nedenle Türkiye’de operatör mağazası aramaya ya da turist tarifesi üzerinden yerel SIM kart almaya gerek kalmadığını ifade etti.
Blogger, kullandığı Simway hizmetinde 15 günlük 3 GB paketin 264 ruble olduğunu yazdı. Kendi mobil operatörünün bir haftalık 2 GB paket için 1200 ruble istediğini hatırlatan Konovalova, Simway’de 20 GB internetin 30 gün için 1252 rubleye sunulduğunu belirtti.
Otelin yalnızca resepsiyon bölümünde Wi-Fi sunduğu durumlarda daha büyük paketlerin uygun olabileceğini belirten blogger, internet bağlantısının genel olarak iyi olduğu otellerde kendisinin genellikle 3 GB’lık paketleri kullandığını, bazı durumlarda 1 veya 2 GB’ın da yeterli olduğunu ifade etti.
Konovalova ayrıca Simway’de “tripadvice” promosyon koduyla ilk alışverişte yüzde 5 indirim uygulandığını, sonraki siparişlerde indirimin yüzde 13’e kadar yükseldiğini ve kalıcı hâle geldiğini yazdı.
3. Toplu taşıma yerine taksi
Konovalova, toplu taşıma yerine sürekli taksi kullanmanın yalnızca İstanbul’a özgü olmadığını belirtti. Tatil bölgelerinde turistlerin bir yere gitmeleri gerektiğinde hızla taksi kullanmaya alıştığını ifade eden blogger, Türkiye’de taksi ile toplu taşıma arasındaki fiyat farkının oldukça yüksek olabildiğine dikkat çekti.
İstanbul’da metro, otobüs, tramvay, metrobüs, vapur, Marmaray ve füniküler seçeneklerinin bulunduğunu hatırlatan Konovalova, standart toplu taşıma ücretinin 46,20 lira olduğunu yazdı. Belirlenen süre içinde yapılan aktarmalarda ilk aktarma ücretinin 34,40 lira, ikinci aktarmanın ise 26,42 lira olduğunu aktardı.
Blogger, İstanbul’da en çok vapurları tercih ettiğini belirterek Avrupa ve Anadolu yakaları arasında taksiyle gitmek yerine vapur kullanılabileceğini ve böylece kentin denizden de görülebileceğini ifade etti. Güzergâha göre değişmekle birlikte şehir vapurlarındaki ücretlerin yaklaşık 50-77 lira aralığında olduğunu kaydetti.
İstanbul’daki yoğun trafik nedeniyle taksi yolculuklarının uzun sürebildiğini belirten Konovalova, ücretin bazı durumlarda toplu taşıma maliyetinin onlarca katına ulaşabileceğini ifade etti.
Blogger, Antalya’da da şehir içi toplu taşımayı kullanmanın mantıklı olduğunu belirterek AntalyaKart ile standart yolculuk ücretinin 42 lira olduğunu yazdı.
Tatil bölgeleri arasındaki yolculuklarda ise dolmuşlar ve şehirlerarası otobüslerin kullanılabileceğini kaydeden Konovalova, 2026’da geçerli tarifeye göre Antalya’dan Kemer’e 170 lira, Manavgat’a 295 lira ve Alanya’ya 410 liraya gidilebildiğini aktardı.
Konovalova, turistlerin her durumda yalnızca toplu taşıma kullanması gerektiğini savunmadığını ancak bunun bazı yolculuklarda ekonomik bir seçenek olduğunu ve birçok turistin Türkiye’nin tatil bölgelerinde bu imkânların bulunduğundan haberdar olmadığını belirtti.
4. Otel rehberinden satın alınan turlar
Bloggerın dikkat çektiği bir başka konu ise otellerde tur operatörü temsilcilerinden satın alınan geziler oldu.
Konovalova, turistlerin otele geldikten sonra tur operatörü temsilcisiyle görüştüğünü, temsilcinin gidilebilecek yerleri anlattığını, fotoğraflar gösterdiğini, otobüsün turistleri doğrudan otelden alacağını söylediğini ve hemen rezervasyon yapılmasını önerdiğini aktardı.
Bloggera göre turistlere bu noktada aynı turun başka kanallardan çok daha uygun fiyata satın alınabileceği söylenmiyor.
Konovalova, tanınmış tur operatörlerinin 2026 sezonunda Kemer, Belek veya Side’den Pamukkale’ye kişi başı 165 dolara tur sattığını belirtti. Aynı gezinin bireysel olarak rezervasyon yapılması hâlinde yaklaşık yarı fiyatına alınabileceğini ifade etti.
Blogger, daha önce hazırladığı bir videoda Türkiye’nin tatil bölgelerinde turistlerin yaptığı başlıca hataları ve turlarda nasıl tasarruf edilebileceğini anlattığını da belirtti.
5. Mağaza ziyareti içeren “ücretsiz” turlar
Konovalova’nın son uyarısı ise ücretsiz şehir turları ve alışveriş gezileriyle ilgili oldu.
Türkiye’de turistlere ücretsiz şehir turu veya alışveriş gezisi teklif edilebildiğini belirten blogger, bu programlarda daha sonra kuyumcu, deri fabrikası, halı mağazası, şekerleme dükkânı veya çeşitli “üretim merkezleri” gibi satış noktalarının programa dahil edilebildiğini yazdı.
Alışveriş turuna katılanların zaten mağaza ziyaretini beklediğini belirten Konovalova, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın turistik mağazalar ile seyahat acenteleri arasındaki komisyon sistemi olduğunu ifade etti.
Bloggera göre bu mağazalarda fiyatlar, rehber veya acentenin satış üzerinden komisyon alacağı hesaba katılarak önemli ölçüde yükseltilebiliyor.
Turistlerin hiçbir şey satın almak zorunda olmadığını belirten Konovalova, ancak mağazalarda uygulanan satış yöntemlerinin karar vermeyi zorlaştırabileceğini anlattı.
Blogger, turistin şık bir mağazaya götürülmesi, çay ikram edilmesi, ürünün hikâyesinin anlatılması ve ardından “yalnız size özel” indirim teklif edilmesi gibi yöntemlere dikkat çekti.
Konovalova örnek olarak, başlangıçta 2 bin avro olarak açıklanan bir ürünün önce 1200, ardından 800 ve son olarak 600 avroya indirilmesinin turistte çok iyi pazarlık yaptığı izlenimi yaratabileceğini belirtti.
Ancak turistin aynı ürünü başka bir mağazadaki fiyatla karşılaştırma imkânı bulamayabileceğini ifade eden blogger, başka bir satış noktasında fiyatın bunun yarısı kadar olabileceğini yazdı.
Konovalova, “Size ‘Şehri tamamen ücretsiz göstereceğiz, sadece daha sonra bir mağazaya uğrayacağız’ denildiğinde, ben bunu bir hediye olarak değil, farklı bir ödeme modeline sahip ticari bir tur olarak değerlendirirdim” ifadelerini kullandı.
Blogger, bunun turistlere mutlaka kalitesiz ürün satıldığı anlamına gelmediğini ancak ekonomik açıdan gerçekten ücretsiz bir tur bulunmadığını vurguladı. Otobüsün, şoförün, rehberin ve çalışma süresinin bir maliyeti bulunduğunu belirten Konovalova, bu tür mağazalardan hiçbir şey satın almadan çıkmak için “çelik gibi bir iradeye” sahip olmak gerektiğini ifade etti.
Yazıya gelen yorumlar da dikkat çekti
Konovalova’nın paylaşımının altında görüşlerini aktaran bazı okuyucular, bloggerın özellikle eSIM, toplu taşıma ve mağaza ziyaretli turlarla ilgili değerlendirmelerine kendi deneyimleriyle karşılık verdi.
Elena isimli bir takipçi, mağazalarda hiçbir şey satın almadan çıkabilmek için güçlü bir iradenin gerçekten gerekli olduğunu belirtti. Kendilerinin bunu başardığını anlatan Elena, “Bizi götürdüler, baktık ve ‘Her şey çok güzel ama şimdi bizi gitmemiz gereken yere götürün’ dedik” ifadelerini kullandı.
Irina isimli bir okuyucu ise nisan ayında İstanbul’a, temmuz ayında Antalya’ya gittiğini ve her iki seyahatinde de eSIM kullandığını yazdı. Irina, 10 günlük seyahati için 20 GB internet aldığını, ilk İstanbul ziyaretinin ise beş gün sürdüğünü belirterek paketin hem çalışmak hem film izlemek hem de şehirde harita kullanmak için yeterli olduğunu aktardı. İstanbul’daki toplu taşımayı Moskova’daki sistemle kıyaslayan Irina, kentte taksi kullanmaya ihtiyaç duymadıklarını ifade etti.
Natalya isimli bir takipçi de kısa bir yorumla Konovalova’nın yazdıklarına katıldığını belirtti.
Elena rumuzuyla yorum yapan başka bir okuyucu, yazıdaki değerlendirmelerin doğru olduğunu ve bu tür tekliflerden hiçbir zaman yararlanmadığını söyledi. Mağazalara kendi imkânlarıyla gittiğini belirten takipçi, Side’ye yapacağı yaklaşan seyahat öncesinde döviz bozdurma konusunda da bloggera soru yöneltti. Ancak paylaşılan yorumun devamı görünmediği için sorunun tamamı yer almıyor.
Dayrina isimli bir takipçi ise ertesi gün Türkiye’ye gideceklerini belirterek yazının kendileri için tam zamanında yayımlandığını ifade etti. Altı kişi seyahat ettiklerini aktaran Dayrina, kendi durumlarında havalimanı otobüsünün toplam 42 avro, taksinin ise 46 avro tuttuğunu, bu nedenle rezervasyon platformu üzerinden transfer ayarladıklarını yazdı. Böylece toplu taşıma ile taksi arasındaki maliyet farkının kişi sayısına göre değişebileceğine dikkat çekti.
Olga isimli bir okuyucu da özellikle beşinci maddeyle ilgili deneyimini paylaştı. Avsallar’daki tatilleri sırasında Rusça konuşan bir kadının kendilerine sık sık kürk ve deri ürünleri satan bir mağazaya gitmeyi teklif ettiğini anlatan Olga, kendilerinin ise çilek almak için pazara gitmek istediklerini söyledi. Olga’nın aktardığına göre kadın, mağazanın yaklaşık 100 metre ilerisinde salı pazarı bulunduğunu, mağazaya uğrayıp kısa süre ürünlere baktıktan sonra pazara geçebileceklerini söyledi.
Tatyana isimli bir takipçi ise mağazalardan alışveriş yapmadan çıkmak için özel bir iradeye ihtiyaç duymadığını belirtti. İlgilenmediği ürünler için yalnızca “İhtiyacım yok” dediğini aktaran Tatyana, bu tür mağazalardaki ürünlerin herkese hitap etmediğini ifade etti.






