Rusya hükümeti, kömür sektörünün 2050’ye kadar gelişimini öngören güncellenmiş programı yayımladı. Hedef senaryoya göre kömür ihracatının da 2050’de 350,1 milyon tona ulaşması bekleniyor.
Rusya hükümeti, kömür sektörünün 2050’ye kadar güncellenen gelişim programını yayımladı. Belgede, mevcut kömür üretim kapasitelerinin korunmasının yanı sıra kömür sanayisi için yeni bir hammadde tabanının oluşturulmasına yönelik koşulların sağlanması öngörülüyor.

Hedef gelişim senaryosuna göre Rusya’da kömür üretiminin 2030’da 530,1 milyon tona, 2036’da 595,2 milyon tona, 2050’de ise 662 milyon tona ulaşması gerekiyor. Aynı senaryoya göre kömür ihracatının 2030’da 266,7 milyon tona, 2036’da 320,2 milyon tona, 2050’de 350,1 milyon tona ulaşması öngörülüyor.
Belgede ayrıca stres (olumsuz koşullar senaryosu), muhafazakâr ( temkinli senaryo) ve atalet ( mevcut eğilimlerin sürdüğü senaryo) senaryoları da hesaplandı. Stres senaryosuna göre 2050’de üretimin 318,9 milyon ton, ihracatın 100,5 milyon ton; muhafazakâr senaryoya göre üretimin 460,8 milyon ton, ihracatın 238,2 milyon ton; atalet senaryosuna göre ise üretimin 586,4 milyon ton, ihracatın 294,8 milyon ton olması bekleniyor.
Program üç aşamada uygulanacak
Program kapsamındaki hedeflerin üç aşamada hayata geçirilmesi planlanıyor.
İlk aşamada 2030’a kadar yapısal gelişim programları uygulanacak. Bu kapsamda özellikle kömür şirketlerine devlet desteği sağlanması, kömür üretiminin çeşitlendirilmesi, ürün yelpazesinin genişletilmesi ve sektörün üretim, pazar ve yatırım potansiyelinin artırılması öngörülüyor.
İkinci aşama 2031-2036 dönemini kapsıyor. Bu aşamada, katı yakıtların çıkarılması ve işlenmesinde kullanılan teknolojilerin hazır olma ve erişilebilirlik düzeyi, mevcut bölgesel enerji dengeleri ve lojistik dikkate alınarak kömürün Rusya ekonomisinde kapsamlı kullanımına yönelik rasyonel bir yaklaşım benimsenmesi öngörülüyor. Bu dönemin, Rusya kömür sanayisinin yeni bir teknolojik düzene geçişine yönelik koşulların oluşturulması için kullanılması planlanıyor.
Üçüncü aşamada, yani 2037-2050 döneminde, en ileri teknolojik, ekonomik ve organizasyonel çözümler kullanılarak uzun vadeli devlet enerji politikası çerçevesinde Rus kömür işletmelerinin potansiyel rekabet avantajlarının hayata geçirilmesi ve kömür sanayisi ile bağlantılı sektörler arasında uzun vadeli ortaklıkların oluşturulması öngörülüyor.
Sektörde yeni yatırım döngüsü öngörülüyor
Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, daha önce Başbakan Mihail Mişustin’in başbakan yardımcılarıyla yaptığı toplantıda, güncellenen stratejinin temelini sektörde yeni bir yatırım döngüsünün oluşturacağını söylemişti. Belge, bu yatırım döngüsünün başlıca unsurlarını; maden sahalarının işletilmesine yönelik lisans verme sisteminin geliştirilmesi, kömür sektörü ve bağlantılı sektörlerdeki büyük yatırım projelerini destekleyecek kapsamlı bir mekanizmanın oluşturulması, örneğin sektörel proje finansmanı sisteminin kurulması ve diğer tedbirler olarak belirliyor.
Rusya kömür sektörü son yıllarda kömür üretiminde dünyada altıncı, ihracatta ise üçüncü sırada yer alıyor. 2024 itibarıyla kömür rezervlerinin 273 milyar ton olduğu tahmin ediliyor. Belgede kömür sektörü, sistem açısından önemli bir sektör ve yakıt-enerji alanında yalnızca özel işletmelerden oluşan tek sektör olarak tanımlanıyor.
Belgede Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) değerlendirmesine de yer veriliyor. Buna göre dünya kömür talebi 2025’te 8,84 milyon tonla rekor seviyeye ulaştı ve sonraki yıllarda talebin durağan seyretmesi bekleniyor. Buna karşılık dünya ekonomisindeki büyümenin ağırlık merkezinin Asya-Pasifik bölgesine kayması, orta vadede kömür tüketiminin azalmaması yönündeki eğilimi güçlendiriyor.
Belgede, dünya nüfusundaki artış, ulaşım ve sanayinin elektrifikasyonu ile veri merkezleri ve yapay zekâ kapasitesi gibi gelişmekte olan alanların büyümesi nedeniyle küresel elektrik talebinin, kömürden elektrik üretimi de dahil olmak üzere artmasının, Rus kömürüne dünya pazarındaki talebi destekleyeceği belirtiliyor.
2024 sonuçlarına göre Rus kömürünün başlıca ithalatçıları Çin, Hindistan ve Türkiye oldu. Avrupa Birliği ve İngiltere’nin Rus kömürüne yönelik ithalat ambargosunun Ağustos 2022’de yürürlüğe girmesinin ardından bu üç ülkenin toplam ihracattaki payı yüzde 68,8’e ulaştı. Belgede yer alan verilere göre Rusya’nın Asya-Pasifik ülkelerine yaptığı kömür ihracatının toplam ihracattaki payı 2015’te yüzde 39,5 iken 2024’te yüzde 79,3’e çıktı.
Kömür üretimi, taşınması ve limanlarda elleçlenmesine ilişkin işletme maliyetlerinde uzun süredir gözlenen dengesiz artış; küresel krizler, pandemi, yaptırımlar ve dünya kömür fiyatlarındaki düşüş gibi küresel faktörlerle birlikte Rus kömür şirketlerinin mali ve ekonomik istikrarını etkiledi.
Kömür şirketlerine vergi ve prim ertelemeleri
Rosstat’ın daha önce açıkladığı verilere göre Rusya’daki kömür şirketlerinin toplam net zararı 2025 sonunda 408 milyar rubleye ulaşırken, 2024’te bu rakam 112,6 milyar rubleydi.
Rusya hükümeti Aralık 2025’te, kömür şirketleri için Mayıs 2025’te onaylanan maden çıkarma vergisi ve sigorta primlerinin ödenmesine ilişkin ertelemeyi 28 Şubat 2026 dahil olmak üzere bu tarihe kadar uzattı.
Rusya Maliye Bakanlığı ise 2026’da, daha önce Şubat 2026’ya kadar ertelenen maden çıkarma vergisi ve sigorta primi ödemelerinin 2026 sonuna kadar taksitlendirilmesini önerdi. Buna göre taksitlendirme, ödemelerin Mart-Aralık 2026 döneminde eşit tutarlarda yapılması koşuluyla uygulanacak.
Rusya hükümeti Mart 2026’da kömür şirketlerine maden çıkarma vergisi ve sigorta primi ödemeleri için 30 Nisan 2026 dahil olmak üzere yeni bir erteleme sağlanmasına karar verdi. Şirketler bu borçlarını Mayıs ayından Kasım 2026 sonuna kadar her ay eşit taksitlerle ödeyebilecek.
Enerji Bakan Yardımcısı Dmitriy İslamov, gazetecilere yaptığı açıklamada maden çıkarma vergisi ve sigorta primlerinin ödenmesine yönelik yeni bir erteleme uzatmasının planlanmadığını söylemişti.
Rosstat verilerine göre Rusya’da kömür üretimi 2025’te yüzde 0,2 azalarak 429 milyon tona geriledi. İslamov, 2025 sonbaharında yaptığı açıklamada, Rusya Enerji Bakanlığının 2026’da kömür üretimi ve ihracatında ulaşılan seviyelerin korunmasını beklediğini belirtmişti.






