Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, 15-16 Eylül’de Özbekistan’ın başkenti Semerkant’ta yapılacak Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’nde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ikili zirvesi için hazırlıklara başlandığını aktardı.
Gazetecilerle düzenlenen günlük basın toplantısında, Putin ile Erdoğan arasındaki görüşmenin Semerkant’ta hazırlandığına vurgu yaparken, zirvede Rusya’dan gıda tedarikini de içeren tahıl anlaşmasının ele alınacağını söyledi.

“Görüşme neredeyse kesin ve gerekli” diyen Peskov, Putin ile Erdoğan arasında beklenen görüşmenin hazırlıklarına şimdiden başlandığını aktardı.
Görüşmede İstanbul’daki tahıl anlaşması ile ilgili ertelenemeyecek konuların masaya yatırılacağının altını çizen Peskov, “Tahıl konusunda İstanbul anlaşmalarının uygulandığını görüyoruz. Güzel. Ancak fakir ülkelere sadece iki geminin gönderilmesi yanlış. İlk konu başlığı bu olacak. Görüşmedeki bir diğer konu başlığı ise tabii Rus tahılının uluslararası pazarlara erişiminin sağlanması” ifadelerini kullandı.
İstanbul’da imzalana tahıl anlaşmasının Rus gıda ürünlerinin sorunsuz sevkiyatını içeren ikinci bölümünün fiili olarak uygulanmadığını gördüklerini söyleyen Peskov, “ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin temsilcilerinden Rusya’dan gıda, tahıl ve gübre sevkiyatına hiçbir yaptırım uygulanmadığına dair çok kurnaz açıklamalar duyduk. Hukuken bu doğru. Ancak fiili olarak Rusya’dan uluslararası pazarlara gıda ve gübre sevkiyatı son derece zor ve çok sınırlı” diye konuştu.
Peskov, Rus gıdasını taşıyan ticari gemilerin limanlara girmesine izin verilmediğini, sigortalanmadığını ve hiçbir şekilde hizmet verilmediğini sözlerine ekledi.
Peskov, basın açıklamasında sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Ukrayna limanlarından tahıl ihracatı ve bu sürecin başlamasına yardımcı olacak mekanizmanın oluşturulması için ortak plan üzerinde anlaşmaya vardığımızda, engellerin kaldırılması sonrasında diğer ürünlerle birlikte Rus ürünlerinin de uluslararası pazarlara erişiminin sağlanacağını düşündük. Rusya’nın doğrudan katılımı ve Türkiye’nin çok değerli arabuluculuk çabaları ile yapılan bu anlaşmanın Karadeniz tarafı çözüldü. Ancak ikinci kısım çözülmedi. Bu özel bir tartışma konusudur ve Semerkant’ta gündeme gelecektir.”






