23 Ekim 2020
Ana Sayfa Gündem Türkiye’de bir Rus gezgin ülkeyi, dizi setlerini geziyor

Türkiye’de bir Rus gezgin ülkeyi, dizi setlerini geziyor

Türkiye’de yaşayan Rus gezgin Anjelika Shcherbakova, Türkiye’yi ve ülkedeki dizi setlerini dolaşıyor, daha sonra Rusça konuşan bölgelere tanıtım yapıyor.

Rus gezgin Anjelika Shcherbakova, babasının 6 yaşındayken kendisine hediye ettiği İstanbul kartpostallarıyla tanıştığı ve yıllarca hayalini kurduğu İstanbul’a yerleşerek, 10 yıldır Türkiye’yi ve Türk dizi setlerini adım adım geziyor, Rusça konuşulan coğrafyalara tanıtıyor. 

İstanbul hayali 1992’de başladı

Rusya’nın Voronyej şehrinde doğan Shcherbakova, Türkiye-Rusya arasında ticaret yapan babasının 1992’de getirdiği bir kartpostalla “çocukluk aşkım” dediği İstanbul’da yaşama hayali kurmaya başladı. 

2010’da İstanbul’a yerleşti

Shcherbakova, liseyi bitirdikten sonra ekonomi alalında lisans ve yüksek lisans eğitimi aldı. Üniversite yıllarında ilk defa İstanbul’a gelen ve ilk günlerini “büyülü günler” olarak nitelendiren Shcherbakova, 2010’da İstanbul’a yerleşti.

Tanıtımları sosyal medyadan yapıyor

Rusya’ya 5,5 yıldır gitmeyen ve 10 yıldır sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarla Rus ve Rusça konuşan Orta Asya ülkelerinden gelen turistler için mekan ve şehir tanıtımı yapan Shcherbakova, Türkiye’deki birçok turizm firmasına da destek sunuyor. 

Shcherbakova, İstanbul, Antalya, Muğla ve İzmir’in yanı sıra Karadeniz ve doğu turları da yaparak Türkiye’nin dört bir yanındaki çok kültürlü yapıyı, tarihi ve mutfak zenginliklerini 200 bine yakın sosyal medya takipçisine özellikle de Rusça konuşulan coğrafyalara anlatmaya devam ediyor. 

Türk dizilerini Ruslara tanıtıyor

Gezi rotalarında Türk dizi setlerine de ağırlık veren Shcherbakova, setlerdeki oyuncularla birlikte çok sayıda paylaşım yaparak dizilerin Rus dünyasına açılmasına yardımcı oluyor, dizilerin çekildiği yerlere turlar düzenliyor. 

 “Ben Antalya’yı hiç sevmiyorum, İstanbul’a aşığım” 

Shcherbakova, “hayatımın en güzel ve doğru kararı” dediği İstanbul’a yerleşme kararını ve sonrasındaki tecrübelerini şöyle anlattı;

“O zamanlar şimdiki gibi yoğun bir turist trafiği yoktu. Babam ticaret için sürekli Türkiye’ye gelirdi. Bana getirdiği en güzel hediye de bir kartpostaldı. Şimdi o hayalin içinde huzurla yaşıyorum ve elimden geldiğince İstanbul’u tanıtıyorum. Burası kesinlikle büyülü, muhteşem bir şehir.”

Shcherbakova, İstanbul’a geldikten sonra burası hakkında çok fazla kaynak olmadığını fark ettiğini ve tüm gezilerini kişisel sosyal medya sayfalarından paylaştığını ve ilgiyle takip edildiğini söyledi. 

Türkiye’nin özellikle 2000’den sonra Ruslar için bir cazibe merkezi haline geldiğini anımsatarak, şöyle devam etti:

İstanbul mutfağının ve yaşamını anlatıyor

“Ruslar özellikle Antalya ve Muğla civarını çok seviyor. Ben Antalya’yı hiç sevmiyorum. Tatil için tabii ki güzel ama bir haftadan sonra sıkılıyorum. Ben İstanbul’a aşığım ve bu şehrin tüm tarihi güzelliklerini, mutfağını ve yaşamını anlatıyorum. 10 yıldır sürekli geziyorum ve bitiremiyorum. Her gün yeni yerler keşfediyorum. Doğu’da da farklı bir kültürel doku var. Oraları da tanıttım. Büyük aşkım olarak Kapadokya ve Karadeniz’i söyleyebilirim. Burayı tanıtmak ve benim sayemde binlerce kişinin Türkiye’ye gelmesi beni çok mutlu ediyor.” 

Shcherbakova, Türk ve Ruslar arasında son yıllarda büyük bir dostluk bağı oluştuğunu ve her geçen gün ilişkilerin daha da güçlendiğini ifade etti. 

“Ruslar Türk dizilerini deli gibi seviyor” 

Shcherbakova, Türk dizilerinin setlerine de sıklıkla gittiğini ve buradaki paylaşımlarının ilgiyle takip edildiğini anlattı. 

“Ruslar Türk dizilerini deli gibi seviyor.” diyen Shcherbakova, Muhteşem Yüzyıl’ın özellikle İstanbul’a gelen Ruslar için önemli bir motivasyon olduğunu söyledi.

Shcherbakova, birçok Rus’un Türk dizileri sayesinde eğitim görmeden Türkçe öğrenmeye başladığını ve bu durumun kendisini çok şaşırttığını dile getirdi. 

“Kuzguncuk’taki barış ortamı beni büyülüyor”

Shcherbakova, İstanbul’un özellikle tarihi zenginliklerini anlatmaya çalıştığını belirterek, şöyle devam konuştu:

“Kalbimin ilk 3 yerinde Ayasofya-i Kebir Cami, Süleymaniye Cami ve Rumeli Hisarı var. Kültürel olarak ise tercihim Kuzguncuk. Hayvanları çok seviyorlar. Çok canlı bir yer. Cami, kilise ve sinagog yan yana. Kültürlerin, insanların bir arada barış içinde yaşaması çok güzel. Kuzguncuk beni büyülüyor.”

EN ÇOK OKUNANLAR

Putin, Erdoğan’ın Kırım açıklamalarını yorumladı

Rusya Devlet Başkanı Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kırım açıklamalarını yorumladı. Putin, Erdoğan’ın bu konudaki görüşünün kendisi için çok önemli olmadığını söyledi.

Uluslararası Andrey Stenin Fotoğraf Yarışması ödülleri, Moskova’da verildi

Uluslararası Andrey Stenin Fotoğraf Yarışması ödülleri sahiplerini buldu.Rusya’nın başkenti Moskova’da Rossiya Segodnya Uluslararası Haber Ajansı'nın organize ettiği...

Moskova Metrosu’nun hangi sıklıkla dezenfekte edildiği açıklandı

Altyapı Müdürlüğü Başkanı Dmitry Doschatov tarafından, Moskova Metrosu'nun hangi sıklıkla dezenfekte edildiği açıkladı. Doschatov, Moskova Metrosu'nun iki saat arayla dezenfekte edildiğini bildirdi.

Perm | Rusya Şehirleri | Пермь

Perm (Пермь) Rusya Federasyonu'nda nüfusu 1 milyonu aşan Batı Ural'ların en büyük şehridir. Avrupa’nın en büyük dördüncü nehri olan Kama Nehri’nin kıyısına...